Kitap İncelemesi
BibTex RIS Kaynak Göster

The Art of Acting

Yıl 2019, Cilt: 5/6 Sayı: 5/6, 48 - 52, 30.04.2019
https://izlik.org/JA42EH37HK

Öz

Acting has been done instinctively since the dawn of humanity. Its origins date back to Ancient Greece. It began with nonverbal plays and later branched into comedy and tragedy. Actors strive to bring their assigned roles to life within the framework of a story. Thanks to theatrical performances played before an audience on stage, acting has survived from the past to the present day.

In the 19th century, Russian actor and director Konstantin Stanislavski began working to break all the established patterns of acting. He aimed to bring a different perspective instead of the standardized view of acting. According to him, the actor must first believe in the role and then feel it with their whole body. He argued that actors could be more convincing by using the emotions stored in their memory. If an actor had to portray a scene that required pain, they could draw on the memory of pain in their mind. Stanislavski believed that no emotion could be conveyed to the audience if it was not believed and felt, and he argued that every actor could control their emotions.

Kaynakça

  • Stella Adler (2009), Aktörlük Sanatı (Özgün Adı: The Art of Acting), Çev. Nazım Uğur Özüaydın İstanbul: Mitos-Boyut Tiyatro Yayınlar

Aktörlük Sanatı

Yıl 2019, Cilt: 5/6 Sayı: 5/6, 48 - 52, 30.04.2019
https://izlik.org/JA42EH37HK

Öz

Oyunculuk, insanlığın var olduğu günden bugüne içgüdüsel olarak yapılır. İlk ortaya çıkışı Antik Yunan zamanına uzanmaktadır. Önce sözsüz oyunlar ile başlar, sonraları komedya ve tragedya olarak ayrılır. Oyuncular kendilerine verilen rolleri hikaye çerçevesinde canlandırmaya çalışır. Sahnede seyirciye karşı oynan tiyatro oyunları sayesinde oyunculuk geçmişten günümüze kadar gelmiştir.

19. yüzyılda Rus oyuncu ve yönetmen Konstantin Stanislavski oyunculuk üzerine oluşan tüm kalıpları yıkmak için çalışmalara başlar. Standartlaşan oyunculuk bakış açısı yerine farklı bir soluk getirmeyi hedeflemiştir. Ona göre oyuncu rolüne önce içinde inanmalı, sonra da onu tüm bedeninde hissetmelidir. Oyuncunun belleğinde olan duyguları kullanarak daha inandırıcı olabileceğini savunmuştur. Eğer ki acı duyulması gereken bir sahneyi canlandırması gerekiyorsa oyuncu, belleğindeki acı duygusundan faydalanabilir. İnanılmadığı ve hissedilmediği zaman hiçbir duygunun seyirciye geçmediğine inan Stanislavski, her oyuncunun duygularını kontrol edebileceğini savunmuştur.

Kaynakça

  • Stella Adler (2009), Aktörlük Sanatı (Özgün Adı: The Art of Acting), Çev. Nazım Uğur Özüaydın İstanbul: Mitos-Boyut Tiyatro Yayınlar
Toplam 1 adet kaynakça vardır.

Ayrıntılar

Birincil Dil Türkçe
Konular Güzel Sanatlar
Bölüm Kitap İncelemesi
Yazarlar

Duygum Naz Kalleci Bu kişi benim

Gönderilme Tarihi 30 Ocak 2019
Yayımlanma Tarihi 30 Nisan 2019
IZ https://izlik.org/JA42EH37HK
Yayımlandığı Sayı Yıl 2019 Cilt: 5/6 Sayı: 5/6

Kaynak Göster

APA Kalleci, D. N. (2019). Aktörlük Sanatı. Görünüm, 5/6(5/6), 48-52. https://izlik.org/JA42EH37HK