Allah, insanı yeryüzüne yerleştirdiğinden beri hayvanları da bu dünyada var etmiş ve onları çeşitli türlere ayırmıştır. Bir kısmı insanlar arasında yaşayan evcil hayvanlardır; bir kısmı ise ormanlarda, çöllerde ve bozkırlarda yaşayan yabani hayvanlardır. Köpekler de insanla birlikte veya onun yakınında yaşayan bu türlerden biridir. Zira insan, köpekleri avlanma, koruma ve başka faydalar elde etme amacıyla kullanmaktadır. Köpekler, doğaları gereği insana zarar vermezler; aksine, sadâkat ve zekâ gibi olumlu özelliklere sahiptirler. Ancak bazı köpekler, sonradan meydana gelen bazı etkenler nedeniyle insanlara zarar verebilir veya çeşitli rahatsızlıklara yol açabilmektedir. Bu gibi durumlarda İslâm hukuku, zararlı hâle gelen köpeklerin öldürülmesini meşru kabul etmiştir. Bu hüküm özellikle kuduz taşıyan, saldırganlaşan ya da insanların beslediği koyun ve tavuk gibi hayvanlara zarar veren köpekler için geçerlidir.
Günümüzde sokak köpekleri, sayılarının hızla artması nedeniyle birçok ülkenin karşı karşıya kaldığı küresel bir sorun hâline gelmiştir. Türkiye’de ise başıboş ve sokak köpeklerinin saldırıları sonucunda artan yaralanma ve ölüm vakaları hem hükümeti hem de halkı ciddi şekilde endişelendirmektedir. Aslında bu sorunun Türkiye’de köklü bir geçmişi vardır. 1910 yılında İstanbul Belediye Başkanı Suphi Bey, sokak köpeklerinin toplanarak Marmara Denizi’ndeki Hayırsız Ada’ya sürgün edilmesi talimatını vermiştir. Bu sürgün sonrası köpekler, adada birbirlerini yiyerek yok olmuşlardır. Bugün ise bu sorun çok daha büyük bir şekilde geri dönmüş ve milyonlarla ifade edilen bir köpek nüfusuna ulaşılmıştır. Bu durum, hükümeti bu köpeklerden kurtulmayı amaçlayan yeni bir karar tasarısını parlamentoya sunmaya sevk etmiştir. Bu çalışmada, köpeklerin evcil/uysal ya da zararlı olmalarına göre İslâm hukukunun onlarla nasıl muamele edilmesi gerektiğine dair hükümleri ve bu sorunu çözmeye yönelik etkili yöntemleri ele alınacaktır.
خلق الله سبحانه وتعالى الحيوانات على هذه الأرض مُنذ أن وُجدَ الإنسانُ عليها، وجعلها أمما متنوعة، فقسم منها أليف يعيشُ مع الإنسان، وقسم وحشي يعيشُ في الغابات والصحاري والبراري. والكلاب أمةٌ من هذه الأمم التي تعيش مع الإنسان أو قريبا منه لاحتياجه إليها في الصيد أو الحراسة أو غير ذلك من الفوائد التي تقدمها للإنسان. والكلابُ في طبيعتها لا تحملُ الضرر للإنسان، بل فيها من الصفات الحميدة: كالوفاء والذكاء، فهي أول حيوان استأنسه البشر منذ آلاف السنين، غير أن بعض الكلاب قد يقع منها الضرر أو الأذية وذلك لعارض قد طرأ عليها، عندها أباح الشرع الحنيف قتل تلك الكلاب التي أصبحت ضارةً: كالكلب العقور، أو الذي يحمل داء الكلب، أو الذي يُلحق الضرر بالناس في حيواناتهم كالغنم والدجاج أو غير ذلك. وفي عصرنا الحالي أصبحت الكلاب بسبب تزايد أعدادها الكبير مشكلة عالمية تعاني منها الكثير من الدول، ففي تركيا أصبحت مشكلة الكلاب الشاردة والضالة تؤرق الحكومة والشعب معا بسبب ارتفاع عدد ضحاياها من الإصابات والوفيات، وهذه المشكلة لها جذور قديمة في تركيا، ففي سنة 1910 م كانت مشكلة الكلاب الضالة موجودة حيث أمر عمدة إسطنبول "صبحي باي" آنذاك بجمع الكلاب الشاردة ونقلها بالسفن إلى جزيرة "هايرسيزادا" في بحر مرمرة حتى أكلت الكلاب بعضها البعض وفنيت جميعاً. واليوم تعود هذه المشكلة بشكل أكبر وبأعداد ضخمة تقدر بالملايين، مما دفع الحكومة إلى تقديم قرار إلى البرلمان لإقراره بغية التخلص منها بطرق ووسائل تضمنها القرار الجديد هذا. في بحثنا هذا سنتعرف على الحكم الشرعي في التعامل مع الكلاب حال كونها أليفةً أو ضارةً، والأساليب الناجعة في حل مثل هذه المعضلة
الشريعة الإسلامية حقوق الحيوان الحيوانات الأليفة الكلاب الضالة
Since God Almighty placed mankind on the earth, He has also created animals and classified them into various species. Some of them are domestic animals that live among humans; others are wild animals that live in forests, deserts, and steppes. Dogs are among the types that live with or near humans. Indeed, humans use dogs for hunting, protection, and obtaining other benefits. By nature, dogs do not harm humans; on the contrary, they possess positive qualities such as loyalty and intelligence. However, some dogs may later cause harm to humans or lead to various troubles due to certain factors. In such cases, Islamic law considers it legitimate to kill dogs that have become dangerous. This ruling applies especially to dogs that carry rabies, become aggressive, or harm animals such as sheep and chickens that humans keep.
Today, stray dogs have become a global issue in many countries due to their rapidly increasing numbers. In Turkey, incidents of injury and death resulting from attacks by stray and free-roaming dogs are causing serious concern to both the government and the public. This problem has deep roots in Turkey’s history. In 1910, Istanbul’s mayor, Suphi Bey, ordered the collection and deportation of stray dogs to “Hayırsız Ada” (Useless Island) in the Sea of Marmara. Following this exile, the dogs on the island devoured each other and perished. Today, the problem has resurfaced on an even larger scale, with the dog population reaching into the millions. This situation has led the government to propose a new legislative draft to Parliament, aiming to resolve the issue. This study examines the rulings of Islamic law regarding dogs—whether domesticated or dangerous—and explores effective solutions to address this complex problem.
| Birincil Dil | Arapça |
|---|---|
| Konular | İslam Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 10 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 7 |