This study aims to examine poststructuralist approaches to animal rights. Although poststructuralism does not offer a normative ethical framework per se, its critique of anthropocentric ethical paradigms enables a reconsideration of animal rights. Jacques Derrida’s deconstructive approach provides a means to question how animals are excluded within existing legal and ethical normative systems, as well as the power relations underlying these exclusions. In particular, the concept of "aporia" opens up a space to critically engage with the traditional ethical boundaries between humans and animals. Giorgio Agamben’s theory of biopolitics, on the other hand, offers a distinct perspective for understanding how power intervenes in the lives of animals and how their rights are restricted within these processes. In this context, the study evaluates how the unique perspectives and conceptual tools offered by poststructuralist thought can contribute to contemporary debates on animal rights. It further questions whether the poststructuralist perspective can provide a basis for transforming our relationship with nature and fostering a more inclusive understanding of rights. In other words, it discusses how the aspects of poststructuralism that enable a rethinking of ethical relations may contribute to reshaping the human-animal relationship.
Bu çalışma, postyapısalcı düşüncenin hayvan haklarına ilişkin yaklaşımlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Postyapısalcılık doğrudan normatif bir etik çerçeve sunmasa da, insan-merkezli etik anlayışları sorgulaması bakımından hayvan haklarının yeniden değerlendirilmesine olanak tanımaktadır. Jacques Derrida’nın yapısökümcü yaklaşımı, hayvanların mevcut yasal ve etik normatif sistemlerde nasıl dışlandığını ve bu dışlamaların arkasındaki iktidar ilişkilerini sorgulama imkânı sunar. Özellikle "aporia" kavramı üzerinden, insan ile hayvan arasındaki geleneksel etik sınırlar tartışmaya açılmaktadır. Giorgio Agamben’in biyopolitikası ise, hayvanların yaşamları üzerindeki iktidar müdahalesini ve bu süreçte haklarının nasıl kısıtlandığını anlamaya yönelik farklı bir perspektif sunar. Bu bağlamda, postyapısalcı düşüncenin insan-hayvan ilişkisine dair sunduğu özgün bakış açıları ve düşünsel araçların, güncel hayvan hakları tartışmalarına nasıl katkı sağlayabileceği değerlendirilmektedir. Çalışma, postyapısalcı perspektifin doğayla ilişkilerimizi dönüştürme ve daha kapsayıcı bir hak anlayışının geliştirilmesine zemin hazırlayıp hazırlayamayacağını sorgulamaktadır. Başka bir ifadeyle, postyapısalcılığın etik ilişkiyi yeniden düşünmeye imkân tanıyan yönleriyle, insan ve hayvan arasındaki ilişkinin dönüştürülmesine nasıl bir katkı sunduğu tartışılmaktadır
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Koruma ve Biyolojik Çeşitlilik |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 5 Şubat 2025 |
| Kabul Tarihi | 14 Mayıs 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 25 Temmuz 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 17 Sayı: 3 |