Ticari Bir Unsur Olarak Reklam ve Fıkhî Hükümleri
Öz
Reklam, tarihsel süreçte farklı biçim ve işlevlerle insan hayatında yer almış; özellikle modern dönemde teknolojik gelişmelerin etkisiyle yalnızca bir tanıtım ve bilgilendirme aracı olmaktan çıkarak bireylerin düşünce ve davranışlarını yönlendiren güçlü bir iletişim aracına dönüşmüştür. Bu dönüşüm, reklamın ekonomik yönünün yanında etik, kültürel ve dinî boyutlarının da değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Günümüzde reklamların ulaştığı bu etki göz önünde bulundurulduğunda, Müslüman üretici, tüketici ve reklamcının söz konusu faaliyetler karşısındaki konumunun İslâm hukuku çerçevesinde değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Bu çalışmada reklam olgusu İslâm hukuku perspektifinden incelenmiş; helâl-haram ölçütleri esas alınarak reklamın içeriği, biçimi ve sunumuna ilişkin temel ilkeler ortaya konulmuştur. Literatür taraması yöntemine dayanan araştırmada klasik fıkıh literatürü yanında güncel akademik çalışmalar ve dijital verilerden de yararlanılmıştır. Çalışma; reklamın fıkhi sınırlarını belirlemeyi ve Müslümanlar için temel fıkhi-ahlaki ilkeleri ortaya koymayı amaçlar. Bu kapsamda öncelikle reklamın tanımı, tarihsel gelişimi, birey ve toplum üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Çalışmada; reklam içeriklerindeki yanıltıcı unsurlar İslâm hukukundaki tağrîr ve tedlîs kavramları çerçevesinde incelenmiş; bu bağlamda yalan, hile, abartı ve rakibi karalama gibi unsurlar barındıran reklam uygulamalarının İslâmî ilkelerle uyuşmadığı sonucuna varılmıştır. Aşırı tüketimi tetikleyen reklamların, israf başta olmak üzere dinin temel değerleriyle bağdaşmadığı görülmüştür. Ayrıca haksız rekabeti teşvik eden reklamların câiz olmadığı, bireylerin nefsanî arzularını tahrik eden içeriklerin ve dinî metinlerin ticari amaçla kullanılmasının da İslâm’ın temel prensipleriyle çeliştiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, İslam’ın temel prensiplerine aykırılık teşkil etmemek kaydıyla meşru ürün ve hizmetlerin tanıtımına yönelik reklam faaliyetleri dinen câiz kabul edilmektedir. Buna karşılık, sadece ekonomik çıkar gözetilerek dinî ve ahlâkî değerlerin ihlali suretiyle yürütülen reklam faaliyetleri meşru görülmemektedir. Bu bağlamda, reklamcılıkla doğrudan veya dolaylı biçimde ilgilenen tüm Müslüman bireylerin, fıkhî ve ahlâkî sorumluluk bilinciyle hareket etmeleri gerekmektedir.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Aktan, Hamza. “Damân”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 8/450-453. İstanbul: TDV Yayınları, 1993.
- Altunışık, Remzi. “İslami Pazarlama Bağlamında Yapılan Akademik Çalışmaların Eleştirel Açıdan Değerlendirilmesi ve Öneriler”. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi = Journal of Social Sciences İslam Kongresi Özel Sayısı (2018), 349-371.
- Aslan, Adem. Türk ve Avrupa Birliği Hukukunda Karşılaştırmalı Reklamlar. Ankara: Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, 2012.
- Aytekin, Mehmet Ali. “İslam Ticaret Hukukuna Göre Rekabet”. Eskiyeni 54 (Eylül 2024), 1223-1245. https://doi.org/10.37697/eskiyeni.1462902
- Bardakoğlu, Ali. “Ayıp (Fıkıh)”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 4/246-247. İstanbul: TDV Yayınları, 1991.
- Bilgin, Rıfat. “Geleneksel ve Modern Toplumda Kadın Bedeni ve Cinselliği”. Firat University Journal of Social Sciences 26/1 (Nisan 2016), 219-244. https://doi.org/10.18069/fusbed.43256
- Bilmen, Ömer Nasuhi. Hukukı İslamiyye ve Istılahatı Fıkhiyye Kamusu. b.y.: Bilmen Yayınevi, 1986.
- (Blog), Canan Duman. “Neden İflas Ettiler?”. Erişim 23 Nisan 2019. https://www.cananduman.com/2019/04/23/neden-iflas-ettiler/
- Buhârî, Ebû Abdullâh Muhammed b. İsmâîl b. İbrâhîm el-Buhârî. el-Câmiu's-sahîh. thk. Mustafa Dîb el-Buğâ. 7 Cilt. Dımaşk: Dâru İbn Kesîr; Dâru’l-Yemâme, 5. Baskı., 1414/1993.
- Cereci, Sedat. Reklam Sanatı. İstanbul: Metropol Yayınları, 2004.
