Migration is increasing every year, either due to widespread violence or due to the strengthening of the capitalist system and globalization. Numerical data reveal that approximately half of migrants are women. The fact that migration has become a women’s issue has begun to expressed in the literature with the concept of feminization of migration. The intensification of globalization has increased labor migration, hence the feminization of globalization has also become a topic of conversation. The victimization of labor migration occurs especially as a result of migration from south to north and from east to west. Migrant women may be subjected to labor exploitation by working for long periods of time and for low wages in certain types of jobs such as domestic and care work. An even more severe form of victimization occurs for those who are subjected to human trafficking, which is characterized as modern slavery. According to the data of the Presidency of Migration Management, the majority of human trafficking victims in Türkiye are women, and it was recorded that these victims especially stayed in cities where the entertainment sector is concentrated. The proliferation of violence in the world can also force women to migrate and maket them victims of human trafficking. At the same time, difficulties such as not speaking the language in the destination country, not knowing the legal remedies that can be applied, nutritional disorders, health problems etc. can lead to continued victimization of women in addition to being exposed to discrimination and prejudices. Within this framework, the study examined the victimization resulting from labor migration and migration due to violence or forced migration. In addition, by addressing the human rights violations brought about by this fragile situation, the situation of migrant women in Türkiye was evaluated from this perspective.
migration female labor force labor migration human rights feminization of migration
Yaygın şiddet olayları nedeniyle veya kapitalist sistemin ve küreselleşmenin kuvvetlenmesiyle yeryüzünde göç her geçen sene artmaktadır. Sayısal veriler, göçlerin yaklaşık yarısını kadınların oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Göçün kadın sorunu haline gelmesi literatürde göçün feminizasyonu kavramıyla ifade edilmeye başlanmıştır. Küreselleşmenin yoğunlaşması işgücü göçünü artırmış, bu nedenle küreselleşmenin feminizasyonu da konuşulur hale gelmiştir. İşgücü göçünün mağduriyet oluşturması özellikle güneyden kuzeye ve doğudan batıya gerçekleşen göçlerin sonucunda meydana gelmektedir. Göçmen kadınlar ev ve bakım işleri gibi belirli tip işlerde uzun süreler ve düşük ücretlerle çalıştırılarak işgücü sömürüsüne maruz bırakılabilmektedir. Bundan daha şiddetli bir mağduriyet hali ise modern kölelik olarak nitelendirilen insan ticaretine maruz kalanlar için söz konusu olmaktadır. Göç İdaresi Başkanlığının verilerine göre Türkiye’deki insan ticareti mağdurlarının çoğunluğunu kadınlar oluşturmuştur ve bu mağdurların özellikle eğlence sektörünün yoğun olduğu illerde bulundukları tespit edilmiştir. Yeryüzünde şiddet olaylarının yaygınlaşması da kadınları göçe zorlamanın yanında insan ticaretinin mağdurları haline getirebilmektedir. Aynı zamanda gidilen ülkedeki dili konuşamamak, başvurulabilecek yasal yolları bilmemek, beslenme bozuklukları, sağlık sorunları vb. zorluklar ayrımcılık ve önyargılara maruz kalmanın yanında kadının mağduriyetinin devamına yol açabilmektedir. Bu çerçevede çalışma; işgücü göçüyle şiddet veya zorunlu haller nedeniyle meydana gelen göçler sonucunda ortaya çıkan mağduriyetleri incelemiştir. Bunun yanında kırılgan durumun gündeme getirdiği insan hakları ihlallerine değinilerek Türkiye’deki göçmen kadınların durumu bu perspektiften değerlendirmeye tabi tutulmaya çalışılmıştır.
göç kadın işgücü işgücü göçü insan hakları göçün feminizasyonu
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Yurtiçi İnsan Hakları Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 30 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 21 Ocak 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 43 |
İnsan Hakları Yıllığı Creative Commons Atıf- GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.