Doğa temelli etkileşim arayışındaki artış, kelebek temalı tesisleri çevre eğitimi, biyoçeşitlilik farkındalığı ve ekoturizmin kesişiminde konumlandırmaktadır. Bu çalışma, kelebek odaklı tematik alanların estetik sunumun ötesine geçerek sürdürülebilir kalkınma, tür koruma, halkın bilimsel süreçlere katılımı ve tematik turizm bağlamında çok işlevli yapılara dönüşümünü incelemektedir. Disiplinler arası literatür taramasına dayanan kuramsal analiz, bu tesislerin yalnızca farkındalık yaratmakla kalmayıp ekosistem restorasyonu, bilimsel veri üretimi ve yerel kalkınmaya da katkı sunduğunu göstermektedir. Ancak egzotik türlerin kullanımı, doğanın ticarileştirilmesi ve etik sergileme sorunları önemli tartışma alanlarıdır. Çalışma, kelebek tesislerini tropikal seralar, tozlayıcı sığınakları, araştırma merkezleri, müzeler ve deneyim temelli öğrenme alanları olarak sınıflandırmakta; tür temelli yaklaşımlar, etik standartlar ve koruma odaklı turizm politikalarının önemini vurgulamaktadır. Bulgular, bu alanların iklim uyumlu tasarım, dijital vatandaş bilimi ve yeşil ekonomi modelleriyle bütünleşme potansiyelini ortaya koyarak, biyoçeşitlilik yönetimi ile sürdürülebilir turizm arasında işlevsel bir köprü kurduğunu göstermektedir.
Biyoçeşitlilik yönetimi doğa temelli turizm ekolojik tasarım entomoturizm kelebek bahçeleri sürdürülebilir turizm tür koruma
Etik Beyan Bu araştırmada insan katılımcılar veya hayvanlar yer almamıştır. Bu çalışma için herhangi bir etik onayı gerekmemektedir. Yazarlar, bu makalenin yayınlanmasıyla ilgili herhangi bir çıkar çatışması olmadığını beyan ederler.
The growing pursuit of nature-based interactions has positioned butterfly-themed facilities at the intersection of environmental education, biodiversity awareness, and ecotourism. This study explores the transformation of these butterfly-oriented thematic environments from mere aesthetic displays into multifunctional spaces that promote sustainable development, species conservation, public participation in scientific processes, and thematic tourism. Drawing on an interdisciplinary literature review, the research reveals that these facilities contribute not only to environmental awareness but also to ecosystem restoration, scientific data generation, and community-based development. However, ecological risks linked to exotic species, the commodification of nature, and ethical concerns in exhibition practices remain significant challenges. The study classifies butterfly facilities as tropical conservatories, pollinator sanctuaries, research centers, museums, and experiential learning sites, emphasizing the importance of species-specific approaches, ethical display standards, and conservation-oriented tourism policies. The analysis highlights their potential to integrate climate-adaptive design principles, digital citizen science, and green economy models. Overall, butterfly facilities function as entomological micro-landscapes that establish a functional bridge between biodiversity management and sustainable tourism, contributing to the realization of broader sustainability goals.
Biodiversity management nature-based tourism ecological design entomotourism butterfly gardens species conservation
Ethical Statement This research did not involve human participants or animals. No ethical approval was required for this study. The authors declare that there are no conflicts of interest regarding the publication of this paper.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Sürdürülebilir Turizm |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 14 Aralık 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 14 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 27 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 2 |