Bu çalışma, yapay zekâ (YZ) teknolojilerinin geleneksel Türk sanatını, özellikle 16. yüzyıla ait İznik çinilerini yeniden yorumlamak ve dijital olarak yeniden inşa etmek amacıyla nasıl kullanılabileceğini kapsamlı biçimde incelemektedir. Tasarım, hesaplamalı yaratıcılık ve kültürel mirasın korunması gibi çeşitli disiplinleri bir araya getiren araştırma, üretken YZ araçlarının (örneğin DALL-E, Firefly, Prome AI) tarihî çini motiflerini yeniden üretme, yorumlama ve görselleştirme kapasitelerini değerlendirmektedir. Çalışma yalnızca teknik deneyler gerçekleştirmekle kalmamakta, aynı zamanda bu araçların kullanımıyla ortaya çıkan özgünlük, müelliflik ve kültürel temellük gibi etik meseleleri de eleştirel bir bakışla ele almaktadır.
Kavramsal arka plan, YZ ile üretilen görsellerin geleneksel sanat biçimlerinin simgesel anlamını nasıl dönüştürdüğünü ve bu dönüşümün yeni estetik ve kültürel tartışmalara nasıl zemin hazırladığını tartışmaktadır. Bu bağlamda, geleneksel sanatın dijital ortamda yeniden üretilmesi yalnızca görsel bir aktarım olarak değil; anlamın, bağlamın ve kültürel sürekliliğin yeniden tanımlanması olarak değerlendirilmiştir. Yöntemsel olarak çalışma, çoklu dijital platformlarda gerçekleştirilen betimleyici görsel analiz ile komut tabanlı görsel üretim süreçlerini bir araya getirerek hem niteliksel hem de deneysel bir araştırma modeli ortaya koymaktadır.
Araştırma bulguları, YZ araçlarının yüksek düzeyde görsel akıcılık ve estetik çeşitlilik sunabildiğini, ancak çoğu durumda kültürel derinlikten, tarihsel bağlam bilgisinden ve yerel estetik değerleri anlama kapasitesinden yoksun kaldığını göstermektedir. Bu durum, YZ’nin kültürel miras projelerinde araçsal değerini ortaya koymakla birlikte, insan uzmanlığının hâlâ vazgeçilmez olduğunu da açıkça ortaya koymaktadır. Çalışma, çağdaş hesaplamalı araçlarla geleneksel görsel kültür arasında bir köprü kurarak, YZ ve sanat ilişkisine dair gelişen literatüre anlamlı bir katkı sunmaktadır.
Ayrıca, YZ destekli miras yeniden yorumlama süreçlerinin müzeler, eğitimciler ve kültürel kurumlar için kamusal etkileşim stratejilerine nasıl entegre edilebileceğine yönelik uygulanabilir modeller de önermektedir. Bu modeller, sergi tasarımından dijital arşivlemeye, eğitim materyallerinden etkileşimli kültürel deneyimlere kadar geniş bir uygulama yelpazesini kapsamaktadır. Böylece çalışma, kültürel mirasın dijital çağda korunması ve yeniden sunulmasına ilişkin hem kuramsal hem de pratik boyutlarıyla yenilikçi bir bakış açısı geliştirmektedir.
This study comprehensively explores how artificial intelligence (AI) technologies can be used to reinterpret and digitally reconstruct traditional Turkish art, with a particular focus on 16th-century Iznik tiles. By bringing together various disciplines such as design, computational creativity, and cultural heritage preservation, the research evaluates the capacity of generative AI tools (e.g., DALL-E, Firefly, Prome AI) to reproduce, reinterpret, and visualize historical tile motifs. The study not only conducts technical experiments but also critically addresses ethical issues such as originality, authorship, and cultural appropriation arising from the use of these tools.
The conceptual background examines how AI-generated visuals transform the symbolic meaning of traditional art forms and how this transformation opens the door to new aesthetic and cultural debates. In this context, the digital reproduction of traditional art is evaluated not merely as a visual transfer, but as a redefinition of meaning, context, and cultural continuity. Methodologically, the study combines descriptive visual analysis on multiple digital platforms with prompt-based image generation processes, thereby establishing a research model that is both qualitative and experimental.
The research findings show that AI tools can offer a high level of visual fluency and aesthetic diversity, but in most cases lack cultural depth, historical contextual knowledge, and an understanding of local aesthetic values. While this highlights the instrumental value of AI in cultural heritage projects, it also underscores the continued indispensability of human expertise. By building a bridge between contemporary computational tools and traditional visual culture, the study makes a meaningful contribution to the evolving literature on the relationship between AI and art.
In addition, it proposes applicable models for how AI-assisted heritage reinterpretation can be integrated into public engagement strategies for museums, educators, and cultural institutions. These models encompass a wide range of applications, from exhibition design to digital archiving, from educational materials to interactive cultural experiences. Thus, the study offers an innovative perspective on the preservation and reinterpretation of cultural heritage in the digital age, both in theoretical and practical dimensions.
Artificial Intelligence İznik Tiles Cultural Heritage Generative AI
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Görsel Sanatlar (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 17 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 20 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 10 Sayı: 4 |