Türkçeyi İkinci Dil Olarak Konuşan Bireylerde Duygu Algısı ve İfadesi
Öz
Birden fazla dil bilmenin modern yaşamın temel gerekliliklerinden biri hâline gelmesiyle birlikte, Türkçenin ikinci dil olarak edinimi sürecindeki psikolojik dinamikler de araştırmacıların dikkatini çekmeye başlamıştır. Özellikle insan beyninde dil ve duygu sistemlerinin çocukluk çağında eş zamanlı olarak gelişmesi, diller arası duygu aktarımını karmaşıklaştırmaktadır. Ana dilinden sonra öğrenilen dilin bireylerde oluşturduğu duygu etkisinin ana diline kıyasla daha az olduğu ağırlıklı olarak kabul edilen bir görüştür. Ancak bazı faktörlerin bu etkiyi artırdığına dair önemli bulgular edinilmiştir. Bu çalışmanın amacı; bu faktörler arasında en güçlü olduğu düşünülen ikinci dilin kullanım sıklığı, öğrenme ortamı ve bu dilin konuşulduğu ortamda kalma süresi arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaktır. Katılımcılar (N=56), farklı ana dili konuşan ve Türkçeyi Türkiye’de öğrenmiş olan geç iki dilli bireylerdir. Kendilerinden Toivo vd. (2023) tarafından geliştirilen RER-LX Ölçeğini (Sonradan öğrenilen dildeki duygusallık ölçeği) kullanarak Türkçede farklı duygu içerikli ortam ve durumlardaki duygusallık algısını ve dil tercihlerini ana diline göre kıyaslamaları istenmiştir. Çalışmanın bulguları, bu kıyaslamada Türkçenin kullanım sıklığının, Türkçeyi öğrenme ortamının ve Türkiye’de kalma süresinin katılımcıların tercihlerini etkilemediğini ortaya çıkarmıştır. Verilerin analizi sonucunda, romantik şarkı dinleme tercihi gibi spesifik ifadeler barındıran maddeler dışında, tüm grupların benzer bir tutum sergilediği görülmüştür. Ayrıca katılımcıların Türkiye’de yaşamalarına rağmen iş ortamında ağırlıklı olarak İngilizceyi kullanmalarının da bu sonuçta etkili olduğu saptanmıştır. Bu sonuçların literatürdeki duygu içerikli dil kullanımı ve algısında ana dilinin önceliği görüşünü kuvvetlendirdiği söylenebilir. Bu bağlamda elde edilen bulgular, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde görev alan eğitimcilerin ders planlamalarında hedef dilin duygu algısı ve ifadesini de dikkate almaları gerektiğini açıkça göstermektedir.
Anahtar Kelimeler
Etik Beyan
Kaynakça
- Adolphs, R., Damasio, H., Tranel, D., & Damasio, A. (1996). Cortical systems for the recognition of emotion in facial expressions. The Journal of Neuroscience, 16(23), 7678–7687.
- Ahn, S., & Jiang, N. (2023). Can adult learners sense L2 emotional words automatically? The role of L2 use on the emotional Stroop effect. Second Language Research, 39(4), 1265–1278.
- Altarriba, J. (2006). Cognitive approaches to the study of emotion-laden and emotion words in monolingual and bilingual memory. Bilingual Minds (A. Pavlenko, Ed.), (s. 232–256). Multilingual Matters.
- Anooshian, L. J., & Hertel. P. T. (1994). “Emotionality in Free Recall: Language Specificity in Bilingual Memory.” Cognition and Emotion 8, 6: 503–514.
- Caldwell-Harris, C. (2014). Emotionality differences between a native and foreign language: Theoretical implications. Frontiers in Psychology, 5, 1–4.
- Clore, G. L., & Huntsinger, J. R. (2007). How emotions inform judgment and regulate thought. Trends in Cognitive Sciences, 11(9), 393–399.
- Colbeck, K. L., & J. S. Bowers. 2012. “Blinded by Taboo Words in L1 but Not L2.” Emotion 12, 2: 217–222.
- Damasio, A. R. (2005). Descartes’ error. Penguin Books.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
Dilbilim (Diğer)
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Filiz Mergen
*
0000-0002-9583-9153
Türkiye
Yayımlanma Tarihi
30 Haziran 2026
Gönderilme Tarihi
13 Şubat 2026
Kabul Tarihi
16 Mayıs 2026
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2026 Cilt: 9 Sayı: 1