The crime of insulting religious values is an issue that has been subject to criminal sanctions by all societies in every period of history. Because every society has a sacred. This type of offence and its punishment are regulated in detail in the Turkish Penal Codes. While there are many studies in the field of positive law in this field, the fact that the crime of insulting religious values, including Christianity and Judaism, has not been addressed in Islamic law and the Ottoman Empire, constitutes the starting point of the study.
The research is limited to the Hanafi sect doctrine and Ottoman practice. Detailed concept scans have been made on words such as ‘sebb’ and ‘shatm’, in which insult to religious values is committed, and detailed provisions have been put forward by drawing the theoretical framework of the subject. Where relevant, the provisions of the Turkish Penal Code are also discussed. In addition, detailed references are made to Ottoman fatwa collections and Shari‘ah registers. In conclusion, in Hanafi criminal law, the offence of insulting religious values has theological and criminal consequences and the perpetrator is considered to have apostatised. As a result, a number of provisions are imposed. It has been observed that the offence is mostly committed through the act of blasphemy. However, for example, underestimating or seeing the Prophet's actions as insufficient was also considered within this scope. It was observed that the Prophet was the subject of most insults. However, insults against Allah, other prophets, holy books and angels were also identified. The study contains remarkable examples in the context of freedom of religion and conscience and respect for religious values in terms of Hanafi sect and Ottoman law.
Islamic Law Hanafi School Ottoman Criminal Law The crime of insulting religious values Blasphemy
Dini değerlere hakaret, tarihin her döneminde, bütün milletlerce yaptırıma bağlanmış, toplumda derin etkileri olan bir fiildir. Bu suç türü ve cezası, Türk ceza kanunlarında da ayrıntılarıyla düzenlenmiştir. Bu alanda, Pozitif hukuk sahasında pek çok çalışma varken İslam hukuku ve Osmanlı özelinde, Hristiyanlık ve Yahudilik dahil olmak üzere, dini değerlere hakaret suçunun ele alınmamış olması, çalışmanın hareket noktasını oluşturmuştur.
Araştırma, İslam hukuku açısından, Hanefî mezhep doktrini ve Osmanlı uygulaması ile sınırlandırılmıştır. Fıkıh literatüründe dini değerlere hakaretin işlendiği “sebb” ve “şetm” gibi kelimeler üzerinden detaylı kavram taramaları yapılarak çalışmanın teorik çerçevesi çizilmiş ve ayrıntılı başlıklar altında konu ortaya konulmaya çalışılmıştır. İlgili bölümlerde de araştırma ile alakalı TCK hükümlerine atıflar yapılmaya çalışılmıştır. Ayrıca, ihtiyaç duyulan noktalarda, fetva mecmuaları ve Osmanlı mahkeme kayıtları olan şer‘iyye sicillerinden sıklıkla destek alınmıştır. Hanefî ceza hukukunda dini değerlere hakaret suçunun itikadi ve cezai neticeleri olup fail, mürted kabul edildiği için bir takım yaptırımlarla karşı karşıya kalmaktadır. Dini değerlere hakaret suçunun büyük oranda sövme eylemi üzerinden işlendiği görülmüştür. Bununla birlikte, söz gelimi, Hz. Peygamber’in yaptıklarını hafife almak ya da yetersiz görmek de bu kapsamda değerlendirilmiştir. Literatürde en çok hakaretin konusunun Hz. Peygamber olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca, Allah’a, diğer peygamberlere, kutsal kitaplara ve meleklere yapılan hakaretle ilgili hükümler de tespit edilmiştir. Çalışma, Hanefî mezhebi ve Osmanlı hukuku açısından din-vicdan hürriyeti ve dini değerlere saygı bağlamında dikkat çekici örnekler içermektedir.
İslam Hukuku Hanefî Mezhebi Osmanlı Ceza Hukuku Dini Değerlere Hakaret Küfür
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Hukuk (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 9 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 16 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 28 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.58733/imhfd.1738388 |
| IZ | https://izlik.org/JA99HK93EJ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 11 Sayı: 1 |