Motion graphics, 1950'lı yıllardan itibaren Saul Bass gibi öncü tasarımcıların sinema jenerikleri ve televizyon grafiklerinde kullanılan basit animasyonlarla başlamıştır. Bass’ın "The Man with the Golden Arm" ve "Anatomy of a Murder" gibi çalışmaları, hareketli görsellerin hikâye anlatımı üzerindeki etkisini gözler önüne sermiştir. Günümüzde dijital tasarımın en dinamik dallarından biri haline gelen Motion graphics adıyla bilinen hareketli şekiller ve yazılardan oluşan bir sanat formudur. Hareketli grafikler ile hikâye anlatıcılığı sayesinde hem ürün tasarımı hem de hizmet noktasında alımlayıcıya ulaşan bir formdur. Teknolojik ilerlemelerle birlikte 2D ve 3D animasyon tekniklerinin entegrasyonu, hikâye anlatıcılığına yenilikçi bir boyut kazandırmıştır.
Bu araştırmada; Buck Studio’nun evrensel dili, hikâye anlatıcılığı ile bir firmayı alımlayıcıya sunma şeklini irdelemektedir. Buck Studio’yu diğer firmalardan ayıran Motion graphics alanında önderlik etmesidir. Çalışmanın amacı, studio’nun “Metamorphosis” adlı projesinde dönüşüm ve evrim temalarını işleme şeklini göstermektir. Stüdyonun kullandığı sofistike tasarım dili, hareket ritmi ve güçlü görsel kompozisyonlar, motion graphics’in modern sınırlarını ve hikâye anlatımı potansiyelini vurgulamaktadır. Bu çalışma, 'Metamorphosis' projesini estetik ve teknik unsurlar açısından detaylı bir şekilde incelemektedir.
Motion graphics, which began in the 1950s with pioneering designers like Saul Bass using simple animations in film credits and television graphics, has evolved into a dynamic form of art. Bass's works, such as The Man with the Golden Arm and Anatomy of a Murder, highlighted the impact of moving visuals on storytelling. Today, motion graphics, consisting of animated shapes and text, is one of the most dynamic branches of digital design. Through motion graphics, storytelling has become a form that reaches consumers in both product and service design. With technological advancements, the integration of 2D and 3D animation techniques has added an innovative dimension to storytelling.
This study examines the universal language of Buck Studio and how it presents a company to the audience through storytelling. What sets Buck Studio apart from other companies is its leadership in the field of motion graphics. The aim of this study is to demonstrate how the studio addresses themes of transformation and evolution in its Metamorphosis project. The studio’s sophisticated design language, motion rhythm, and powerful visual compositions emphasize the modern boundaries of motion graphics and the potential for storytelling. This study provides a detailed analysis of the Metamorphosis project in terms of aesthetic and technical elements.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Grafik Tasarımı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 12 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 19 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 5 Sayı: 2 |