SANATTA GERÇEKLİĞİN YENİDEN DÜŞÜNÜLMESİ: HAKİKAT SONRASI ÇAĞDA ADLİ MİMARİ
Öz
Gerçeklik kavramı, insanlığın varoluşundan bu yana üzerinde düşünülen temel meselelerden biridir. Gerçeği arayış ilk olarak doğaya yönelerek başlamakla beraber günümüzde dijital medya, iletişim teknolojileri ve algoritmik bilgi akışının etkisiyle gerçeklik algısı önemli ölçüde dönüşmüş; olgusal gerçeklerin kamuoyu üzerindeki etkisinin zayıfladığı bir “hakikat-sonrası” çağ ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda gerçekliğin manipülasyonu ve bilginin güvenilirliğinin sorgulanması, hakikatin yeniden araştırılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu çalışma, hakikat-sonrası çağda sanatın hakikat üretimindeki rolünü adli mimari örneği üzerinden incelemeyi amaçlamaktadır. Mimarlık, sanat, hukuk ve dijital teknolojiyi bir araya getiren adli mimari yaklaşımının, görünmez kılınan olayların mekânsal ve zamansal yeniden inşasını mümkün kıldığı görülmüştür. Bu bağlamda adli mimarlık yalnızca teknik bir araştırma yöntemi değil, aynı zamanda çağdaş sanatın eleştirel potansiyelini genişleten disiplinler arası bir üretim alanı olarak değerlendirilmektedir. Sonuç olarak çalışma, sanatın hakikat-sonrası çağda gerçekliğin manipülasyonunu görünür kılan eleştirel bir araç olduğunu ortaya koymaktadır. Gelecekte yapılacak araştırmalarda adli mimarlık yöntemlerinin yerel hafıza mekânları ve dijital kanıt üretimi bağlamında incelenmesi önerilmektedir.
Anahtar Kelimeler
Gerçek, Hakikat, Sanatta Gerçeklik, Hakikat-Sonrası, Adli Mimari.
RETHINKING REALITY IN ART: FORENSIC ARCHITECTURE IN THE POST-TRUTH ERA
Öz
The concept of reality has been one of the fundamental issues questioned since the beginning of human existence. While the search for truth initially emerged through observations of nature, contemporary developments in digital media, communication technologies, and algorithmic information systems have significantly transformed the perception of reality. As a result, a “post-truth” era has emerged in which factual truths have a diminishing influence on public opinion. In this context, the manipulation of reality and the questioning of the reliability of information have made the investigation of truth increasingly necessary. This study aims to examine the role of art in the production of truth in the post-truth era through the example of forensic architecture. Bringing together architecture, art, law, and digital technologies, forensic architecture reconstructs events spatially and temporally, making previously invisible realities perceptible. The study reveals that forensic architecture should be considered not only as a technical investigative method but also as an interdisciplinary practice that expands the critical potential of contemporary art. Future studies may further explore forensic architectural methods within the context of local memory spaces and digital evidence production.
Anahtar Kelimeler
Reality, Truth, Artistic Reality, Post-Truth, Forensic Architecture.