Bu çalışmanın amacı, 2025 yılında yürürlüğe giren 7552 sayılı Türkiye İklim Kanunu’nun hazırlanma gerekçelerini ve iklim kriziyle mücadelede sunduğu yönetsel çerçeveyi incelemek ve böylece literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmaktır. Betimleyici bir yaklaşımın benimsendiği makalede öncelikle iklim krizi küresel bir yönetim sorunu olarak kavramsallaştırılmıştır. Ardından Türkiye’nin Paris Anlaşması öncesinden günümüze uzanan iklim politikaları tarihsel bir bütünlük içinde değerlendirilmiş ve böylece kanunun hazırlanışına giden süreç aydınlatılmıştır. Sonrasında ise kanun metni, hazırlık aşamasındaki siyasi ve ekonomik dinamikler ve bu süreç esnasında ona yöneltilen eleştirilerle birlikte, bütüncül bir analize tabi tutulmuştur. Araştırmanın temel bulgusu, Türkiye’nin İklim Kanunu’nu Paris İklim Anlaşması’nın yürürlüğe girmesi ve Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın duyurulması gibi uluslararası gelişmelere bir tepki olarak, kurulan yeni uluslararası politik ve iktisadi sisteme uyum sağlama amacıyla hazırlandığıdır. Kanunun iklim kriziyle mücadeleyi Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) gibi piyasa temelli mekanizmalar üzerine inşa etmesi de bu uyum sağlama çalışmasının bir sonucudur. Bu durum, kanunun iklim adaletini ve ekolojik korumanın diğer boyutlarını ikincil plana ittiğine ve asıl hedefinin iktisadi kalkınmayı sağlamak olduğuna yönelik eleştirilerin yapılmasına neden olmuştur. Bütün bu tespitlerden yola çıkılarak, kanun metninde belirtilen hedeflere ulaşılabilmesi için mevcut eksiklikleri giderecek ikincil mevzuat düzenlemelerine ve “adil geçiş” gibi ilkeleri tatbik edecek iyi politikalara ihtiyaç duyulduğu sonucuna varılmıştır. Akademisyenlerin, STK’ların ve diğer uzmanların bu sürece katılımının önemi de ayrıca vurgulanmıştır.
İklim Değişikliği İklim Krizi Paris Anlaşması Avrupa Yeşil Mutabakatı Türkiye İklim Kanunu
Bu çalışma herhangi bir etik kurul onayı gerektirmemektedir.
Bu çalışma herhangi bir kurum tarafından desteklenmemiştir.
The aim of this study is to examine the thinking behind the preparation of Turkey's Climate Law No. 7552, which came into force in 2025, and the administrative framework it offers for combating the climate crisis, thereby filling an important gap in the literature. Adopting a descriptive approach, the article initially conceptualises the climate crisis as a matter of global governance. It then evaluates Turkey’s climate policies from before the Paris Agreement to the present day, providing a historical context for the drafting of the law. The text of the law has then been subjected to a comprehensive analysis, alongside the political and economic dynamics during its preparation and the criticisms levelled at it during this process. The main finding of the research is that Turkey’s Climate Law was prepared in response to international developments, such as the entry into force of the Paris Climate Agreement and the announcement of the European Green Deal, with the aim of adapting to the newly established international political and economic system. The fact that the law relies on market-based mechanisms such as the Emissions Trading System (ETS) to combat the climate crisis is also a result of this adaptation effort. However, this has led to criticism that the law pushes climate justice and other dimensions of ecological protection into the background, prioritising economic development instead. Ultimately, it was concluded that secondary legislation addressing existing shortcomings, as well as sound policies implementing principles such as a “just transition”, are needed to achieve the law’s objectives. The importance of the participation of academics, NGOs, and other experts in this process has also been emphasised.
Climate Change Climate Crisis Paris Agreement European Green Deal Turkish Climate Law
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Politik Ekoloji |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 30 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 10 Sayı: 2 |