This study examines the tomb of Namık Kemal—one of the pioneers of Ottoman modernization—located in Bolayır, from historical, architectural, and symbolic perspectives, revealing that the structure functions not merely as a personal grave but also as an ideological monument. The research, conducted using documentary review and interpretive analysis methods, offers a multi-layered evaluation of the tomb’s location, architectural features, decorative elements, and environmental context. The findings indicate that, beyond Namık Kemal’s personal preferences, a symbolic structure was constructed in line with the collective memory of the intellectual circles wishing to commemorate him.In particular, his desire to be buried near the Tomb of Süleyman Pasha is interpreted as a conscious choice that integrates his understanding of history and heroism with a deep sense of identity and responsibility. It is suggested that this decision may reflect a subtle allusion to the fate of Rumelia as representative of the nation as a whole, as well as an effort to identify with the ideal ruler figüre. The mausoleum and the gravestone are adorned with symbolic markers that spatially reflect Namık Kemal’s intellectual world and multifaceted identity. Notably, the gravestone displays a sculptural appearance that almost functions as a portrait, drawing on an iconographic language that blends both Eastern and Western artistic traditions. The study concludes that the tomb and sarcophagus together represent a unique iconography of Namık Kemal, born from the intersection of individual memory and collective remembrance.
Bu çalışma, Osmanlı modernleşmesinin öncülerinden Namık Kemal’in Bolayır’daki mezarını tarihsel, mimari ve sembolik yönleriyle ele alarak, söz konusu yapının bireysel bir mezar olmanın ötesinde ideolojik bir anıt işlevi taşıdığını ortaya koymaktadır. Belgesel tarama ve yorumlayıcı analiz yöntemiyle yürütülen araştırmada, mezarın yer seçimi, mimari özellikleri, süsleme detayları ve çevresel bağlamı çok katmanlı biçimde değerlendirilmiştir. Bulgular, Namık Kemal’in şahsi tercihlerinin yanı sıra, onu anmak isteyen entelektüel çevrenin kolektif hafızası doğrultusunda sembolik bir yapı inşa edildiğini ortaya koymaktadır. Bilhassa Süleyman Paşa Türbesi yakınında defnedilme arzusunun, onun tarih ve kahramanlık anlayışını, kimlik ve sorumluluk bilinciyle bütünleştiren bilinçli bir tercih olduğu; bu kararın arkasında ise Rumeli'nin siyasi kaderi üzerinden bütün vatana dair bir telmih ve ideal yöneticiyle özdeşleşme çabasının olabileceği ihtimali üzerinde durulmaktadır. Türbe ve mezar taşı, onun fikir dünyasını ve çok yönlü kimliğini mekâna yansıtan sembolik göstergelerle donatılmıştır. Özellikle mezar taşının, adeta portre niteliği taşıyacak şekilde heykelvari bir görünüm sergilediği; bu anlatım biçimini oluştururken doğu ve batı sanat anlayışlarını harmanlayan bir imgelemden yararlanıldığı dikkat çekmektedir. Çalışmada, türbe ile sandukanın, bireysel hafıza ile kolektif belleğin kesişiminden doğan özgün bir Namık Kemal ikonografisini temsil ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu çalışmanın, özgün bir çalışma olduğunu; çalışmanın hazırlık, veri toplama, analiz ve bilgilerin sunumu olmak üzere tüm aşamalarından bilimsel etik ilke ve kurallarına uygun davrandığımı; bu çalışma kapsamında elde edilmeyen tüm veri ve bilgiler için kaynak gösterdiğimi ve bu kaynaklara kaynakçada yer verdiğimi; kullanılan verilerde herhangi bir değişiklik yapmadığımı beyan ederim.
yoktur
Müzeci Ayşegül Aksoy'a teşekkür ederim
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Yakınçağ Osmanlı Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 16 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 21 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 4 Sayı: 1 |