With the Renaissance, the spirit of discovery reached its peak in Europe. Initially competing with Spain and later with France, the English also had Turkestan and China among their targets. The first attempts of the British in this direction began with the establishment of the Muscovy Company. During this era, when British woolen fabrics travelled eastward and Russian and Tatar furs and Iranian silks travelled westward, Anthony Jenkinson organised expeditions in the Caspian Sea region to explore opportunities for British interests. The most distressing aspect of his first journey was that the route to China had been closed for three years due to the wars in the Tashkent and Kashgar regions. This situation not only cut off the flow of goods from Kashgar, but also made it impossible for Anthony Jenkinson to continue his quest to reach East Turkestan by land. The disappointed English traveller presented a Tatar slave named Aura Soltana, whom he had purchased in Astrakhan, as a gift to Queen Elizabeth. He likely gifted this Tatar woman to the queen after failing to reach China in 1558-1559, to cover up his failure and avoid embarrassing her. The woman in question was regarded as an exotic gift in the English court and led an interesting life, influencing the fashion of the time.
Rönesans ile birlikte Avrupa’da keşif duygusu zirve yaptı. Başlangıçta İspanya akabinde ise Fransa ile rekabet halinde olan İngilizlerin hedefleri arasında Türkistan ve Çin de vardı. İngilizlerin bu yöndeki ilk teşebbüsleri Moskova Kumpanyası’nın kurulmasıyla başladı. İngiliz yünlü kumaşlarının doğuya, Rus ve Tatar kürkleriyle İran ipeklilerinin batıya seyahat ettiği bu çağda Anthony Jenkinson, Hazar Denizi havalisinde dolaşarak İngilizlerin menfaatleri için keşif seferleri düzenledi. İlk seyahatinde kendisi için üzücü olan husus Taşkent ve Kaşgar bölgesindeki savaşlar nedeniyle Çin’e giden yolun üç yıl boyunca kapalı olmasıydı. Bu durum genellikle Kaşgar’dan gelen emtia akışını kesmekle kalmıyor aynı zamanda Anthony Jenkinson’ın Doğu Türkistan’a karayoluyla ulaşma arayışını sürdürmesini de imkânsız kılıyordu. Hayal kırıklığına uğrayan İngiliz seyyah Astarhan’dan satın aldığı Aru Sultan isimli Tatar bir köleyi Kraliçe Elizabeth’e hediye olarak sundu. Muhtemelen 1558-1559 yıllarında Çin’e ulaşma hedeflerini gerçekleştirememesi üzerine, başarısızlığını örtmek ve kraliçeye mahcup olmamak için bu Tatar kadını ona armağan etmişti. Söz konusu kadın köle İngiliz sarayında egzotik bir hediye olarak görülmüş ve dönemin İngiliz modasını etkileyerek ilginç bir hayat sürmüştü.
İntihal yapmadığımı beyan ederim.
Yok
Teşekkürler
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türk Kültür Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 6 Aralık 2025 |
| Kabul Tarihi | 26 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 21 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 4 Sayı: 1 |