İslam şeriati, her zaman ve mekânda geçerli olacak, adaleti tesis edecek, toplumsal düzeni sağlayacak ve toplumun çeşitli çıkarlarını en iyi şekilde gerçekleştirecek bütüncül, eksiksiz ve kapsamlı bir sistem olarak ortaya çıkmış, insan hayatının her alanını düzenlemeyi amaçlamıştır. Bu sistem, yalnızca bireylerin manevi ve ahlaki gelişimine katkıda bulunmakla kalmamış, aynı zamanda sosyal düzenin sağlanmasında da temel bir rol oynamıştır. Bu bağlamda, İslam medeniyetinin inşasında ve gelişiminde vazgeçilmez unsurlardan biri olan vakıf sistemi öne çıkmaktadır. Vakıf sistemi; çok sayıda alimin ve öğrencinin yetişmesine, Vakıf desteği ile güçlenen ailelerin refahına, cami, hastane ve diğer kamu hizmet kurumlarının kurulmasına önemli katkılarda bulunmuştur. Vakıf türleri arasında para vakfı, alimler arasında caiz ve caiz olmayan hususlar konusunda büyük farklılıklara neden olması bakımından özel bir yer edinmiştir. Özellikle Osmanlı döneminde para vakfı, sosyal ve ekonomik alanda etkin bir rol oynamış, toplumun ihtiyaçlarına cevap vermiş ve refah seviyesinin artmasına vesile olmuştur. Buna rağmen, Cumhuriyetin ilanından birkaç yıl sonra para vakfı faaliyeti durma noktasına gelmiş; ancak bu durmanın nedeni net olarak bilinmemektedir. Soru şu ki: Bu durumu sonlandıran hukuki bir karar mı vardı, yoksa başka faktörler mi etkili oldu? Ayrıca, mevcut Türk hukuku çerçevesinde bu sistemin yeniden faaliyete geçirilmesi mümkün müdür sorusu da gündeme gelmektedir. Bu araştırma, para vakfı kavramını ve bu kavrama ilişkin hükümlerin incelenmesini, mevcut Türk yasaları ışığında yeniden etkinleştirilme ihtimalinin değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Araştırmanın sonuçları, vakıf kurumlarının resmi bir hukuki karar ile kapatılmadığını; zamanla etkinliklerinin sona ermesi ve ilginin azalması sonucunda faaliyetten düştüğünü göstermektedir. Dahası, mevcut Türk kanunlarının böyle vakıfların kurulmasına engel teşkil etmediğini, aksine uygulanması gereken adımları yasalarla açıkça ortaya koyduğunu ortaya koymuştur.
İslam Hukuku Vakıf Para Vakfı Türk Vakıf Kanunu Osmanlı Dönemi
جاءت الشريعة الإسلامية بنظام شامل يحقق العدالة ويخدم مصالح المجتمع، ومن أبرز أدواتها الاجتماعية نظام الوقف، الذي أسهم في بناء الحضارة الإسلامية عبر دعمه للعلماء والطلبة والعائلات، وتشييده للمؤسسات الخدمية كالمساجد والمشافي. ومن بين أنواع الوقف، يحظى وقف النقود بمكانة خاصة نظراً لاختلاف العلماء حول مشروعيته، ولأهميته الاجتماعية والاقتصادية، خاصة في العهد العثماني حيث شهد ازدهارًا ملحوظًا وأثبت فعاليته. ورغم هذا الدور، توقفت أنشطة الوقف النقدي بعد قيام الجمهورية التركية، مما أثار تساؤلات حول أسباب هذا التوقف؛ هل كان نتيجة لقوانين معينة أم لعوامل أخرى؟ كما يُطرح سؤال حول إمكانية إعادة تفعيله في ظل القوانين التركية المعاصرة. جاء هذا البحث ليدرس موضوع وقف النقود وأحكامه الشرعية، ويتتبع جذوره الفقهية والتاريخية، ويحلل الإطار القانوني التركي المتعلق به، مستعينًا بالمنهج الاستقرائي التحليلي. وقد كشف البحث أن إغلاق مؤسسات الوقف النقدي لم يكن بسبب قانون رسمي، بل بسبب تراجع دورها وضعف الإقبال عليها مع الزمن. كما أكد أن النظام القانوني التركي الحالي لا يمنع إعادة تأسيس مثل هذه الأوقاف، بل يوضح الإجراءات القانونية اللازمة لذلك في مواده التنظيمية. ومن ثم، يمكن القول إن هناك إمكانية واقعية لإحياء هذا النظام الوقفي ضمن الإطار القانوني المعاصر، بما يعزز دوره في خدمة المجتمع كما كان في السابق.
الفقه الإسلامي الوقف وقف النقود قانون الأوقاف التركي العهد العثماني
Islamic law emerged as a comprehensive system designed to apply across all times and places, aiming to establish justice, maintain social order, and fulfill societal interests. It regulates all aspects of life, contributing to both individual moral development and social harmony. Among its key mechanisms is the waqf (endowment) system—an innovative financial tool central to Islamic civilization. Waqf significantly shaped Muslim societies by supporting education, aiding families, and founding mosques, hospitals, and other public services. Within its types, cash waqf (para vakfı) holds special significance due to major scholarly disagreements over its permissibility. Some scholars permitted it, while others opposed it, leading to extensive debate because of its vital social and economic role. Cash waqf proved highly effective, particularly during the Ottoman period, when it flourished remarkably. However, it declined and eventually ceased a few years after the Turkish Republic’s proclamation, prompting questions: Was its disappearance due to a legal prohibition, or other factors? Is it possible to revive cash waqf under current Turkish law? This research explores the concept of cash waqf, its legal rulings, and the potential for its revival today. It adopts an inductive-analytical approach, examining jurisprudential and historical sources, alongside an analysis and Arabic translation of relevant legal articles. The study concludes that the cessation of cash waqf was not due to an official legal ban but rather a gradual decline in popularity and practice. Moreover, current Turkish legislation does not prohibit the establishment of cash waqfs; rather, it provides clear regulations for their implementation.
| Birincil Dil | Arapça |
|---|---|
| Konular | İslam Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 5 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 23 Mart 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Haziran 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 2 Sayı: 2 |