Lev Nikolayeviç Tolstoy, dünya edebiyatının en önemli isimlerinden birisidir. O, “Savaş ve Barış”, “Anna Karenina”, “İvan İlyiç’in Ölümü” gibi dünya çapında ses getiren eserler kaleme almış bir düşünürdür. Tolstoy’un eserlerinde değindiği hususların tam manasıyla anlaşılabilmesi için onun hayatının detaylı bir şekilde incelenmesi gerekir. Çünkü onun hayatı çoğu eserinin içeriğine doğrudan etki eder. Bu bağlamda Tolstoy’un hayatının bütüncül bir bakışla ele alınması çok önemlidir. Bu kuşatıcılığın sağlanabilmesi amacıyla da bu çalışmada Tolstoy’un yaşamına, varoluşsal felsefi yaklaşım temelinde bakılacaktır. Öncelikle Tolstoy’un bütün hayatında varoluşsal boyutun baskın bir unsur olarak karşımıza çıktığını söylemek mümkündür. O, varoluşunu anlamlı kılabilmek için sürekli mücadele eder. Diğer bir ifadeyle Tolstoy, var olmanın kendisine yüklediği sorumluluğun her zaman bilincindedir. O, varoluşu bütün benliğine, ruhuna, gönlüne, duygularına sindirmiş bir düşünürdür. Bu bağlamda Tolstoy, var olan her şeye içtenlik ve samimiyetle sevgi besler. Hayata tutkuyla bağlıdır. Yaşadığı bütün olumsuzluklara rağmen umudunu kaybetmemiş, umudunu hep diri tutmaya çalışmıştır. Çok küçük yaşlarda anne ve babasının kaybı yine hiç umulmadık bir zamanda zor bir hastalık süreciyle kardeş kaybı onu derinden etkiler. Bu etkinin bir yansıması olarak hayatı boyunca ölümün hakikatine ulaşmaya çalışır. Maddi olarak hayal edebileceği her şeyi elde etmiş olmasına rağmen kaygı ve endişelerinden bir türlü kurtulamaz. Hayatının bazı dönemlerinde buhranlar yaşar. İnanç noktasında da sürekli sorgulayan ve şüphe eden bir tutum sergiler. Bu hususlar da göz önüne alındığında Tolstoy’un hayatının varoluşsal bir bakış açısıyla değerlendirilmesi daha da önemli hâle gelmektedir.
Lev Nikolayevich Tolstoy is one of the most important figures in world literature. He is a thinker who wrote works such as “War and Peace”, “Anna Karenina” and “The Death of Ivan Ilyich”, which made a worldwide impact. To fully grasp the themes Tolstoy addresses in his writings, it is essential to examine his life in detail, for his personal experiences directly shaped the content and orientation of many of his works. In this context, a holistic view of Tolstoy's life is crucial. To achieve this comprehensiveness, this study will examine Tolstoy's life from an existential philosophical perspective. First of all, it is possible to say that the existential dimension is a dominant element throughout Tolstoy's life. He constantly struggles to make his existence meaningful. In other words, Tolstoy is always conscious of the responsibility that existence imposes on him. He is a thinker who has absorbed existence into his entire being, soul, heart, and emotions. In this context, Tolstoy harbors a sincere and genuine love for all that exists. He is passionately attached to life. Despite all the negativities he experienced, he did not relinquish hope and always tried to keep his hope alive. The loss of his parents at an early age, followed by the unexpected death of a sibling after a prolonged illness, left a deep imprint on him. As a reflection of this impact, he struggled throughout his life to comprehend the reality of death. Despite having achieved everything materially he could have dreamed of, he remained unable to escape persistent anxieties and existential concerns. Throughout his life, he underwent periods of crisis and repeatedly engaged in profound questioning and doubt concerning matters of faith. Considering these issues, an existential perspective on Tolstoy's life becomes even more crucial.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İslam Araştırmaları (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 13 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 12 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 2 Sayı: 3 |