Bu çalışma, Arap edebiyatında şiirin ekonomik bir kazanç aracı olarak kullanılması olgusu olan tekessübü, tarihî süreç içinde incelemeyi ve bu olgunun Arap şiir geleneği üzerindeki etkilerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada özellikle Câhiliye dönemi şairleri üzerinden şiirin geçim kaynağı olarak kullanım biçimleri ele alınmış, medih ve hiciv türleri ile şairlerin maddi kazanç sağlama yolları tarihî veriler ışığında analiz edilmiştir. Literatür taraması yöntemiyle hem Arapça hem de Türkçe kaynaklar incelenmiş, şairlerin toplumsal statüleri, şiirlerinin edebî değeri ve ekonomik işlevleri arasındaki ilişki ortaya konmuştur. Arap edebiyatında şiir, başlangıçta kabileler arası rekabeti yansıtmak, kahramanlıkları ölümsüzleştirmek ve toplumsal ilişkileri pekiştirmek amacıyla kullanılırken, zamanla ekonomik bir araç hâline gelmiştir. Nâbiga ez-Zübyânî, Züheyr b. Ebî Sülmâ, A‘şâ ve Hutay’e gibi şairler, medih ve hiciv şiirleri aracılığıyla maddi çıkar sağlamıştır. Medih, şairlerin saray ve ileri gelen kişilerden himaye görmesini mümkün kılmış, hiciv ise nüfuz ve kazanç elde etmede bir araç olmuştur. Çalışmada ayrıca, şiirden kazanç sağlamanın şairler arasında eleştirildiği, estetik değerler ve toplumsal saygınlık açısından tartışmalara yol açtığı vurgulanmıştır. Sonuç olarak, tekessüb olgusu Arap şiirinin hem ekonomik hem de sosyal boyutlarını anlamak açısından önemli bir kavramsal çerçeve sunmakta ve şiirin tarihî dönüşümünü ortaya koymaktadır.
Arap Dili ve Belagati Şiir Tekessüb Kazanç Sağlama Nâbiga ez-Zübyânî.
This study aims to examine the phenomenon of takassub—the use of poetry as a means of economic gain in Arabic literature—within its historical context and to evaluate its impact on the Arabic poetic tradition. The research focuses particularly on the Pre-Islamic (Jāhiliyyah) period, analyzing how poetry was employed as a source of livelihood through the genres of panegyric (madīḥ) and satire (hijāʾ). Based on a literature review of both Arabic and Turkish sources, the study investigates the relationship between the poets’ social status, the literary value of their works, and their economic functions. While early Arabic poetry initially served to reflect inter-tribal competition, immortalize heroism, and consolidate social bonds, it gradually evolved into an instrument for economic benefit. Poets such as al-Nābigha al-Dhubyānī, Zuhayr ibn Abī Sulmā, al-A‘shā, and al-Ḥuṭay’ah secured material gains through madīḥ and hijāʾ poetry. While madīḥ enabled poets to receive patronage from courts and dignitaries, hijāʾ functioned as a tool for influence and financial advantage. The study also highlights that earning a living from poetry was a subject of criticism among poets, sparking debates regarding aesthetic values and social prestige. In conclusion, the phenomenon of takassub offers a significant conceptual framework for understanding both the economic and social dimensions of Arabic poetry, revealing the historical transformation of its functions.
Arabic Language and Rhetoric Poetry Takassub Earning a Livelihood al-Nābigha al-Dhubyānī.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Arap Dili ve Belagatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 22 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 3 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 2 Sayı: 3 |