Ana akım kriminolojik literatürde yer alan kontrol teorileri, zamanla suçlu davranışın güçlü bir öngörücüsü olarak öz kontrol eksikliğine ve aralarındaki olası ilişkiye odaklandı. Ancak toplumsal açıdan aile yapısında görülen değişimlerin bu ilişkisellik nezdindeki aracı rolü ve Türkiye örneğindeki yansıması bu zamana kadar test edilmedi. Bu makale, çocuk suçluluğunun nomolojik bir belirleyicisi olarak tartışılagelen öz kontrol olgusu ile aile yapısının ilişkisel rolünü sosyo-mekansal düzlemde tartışmaya açmaktadır. Aile kurumu esas alındığında bu yazının kontrol teorisi temel alınarak gerekçelendirilmesinde ise bazı teorik varsayımlar dikkate alındı. Bu varsayımlar arasında başta aile ve toplumsal kurumların sosyalizasyon aracı olarak değerlendirilmesinden öte ailenin toplumsal ve duygusal destek özelliği ile insan doğasına içsel ve dışsal açıdan etki eden yönleri yer almakta, sapmanın diyalektiği olarak toplumsal uyumun sosyal dinamiklerle etkileşim gösteren bağlamlarına ise vurgu yapılmaktadır. Bu amaçla aile yapısı, çocuk suçluluğu ile öz kontrol olgusunun kategorik varyasyonları teorik sayıltılar dikkate alınarak bir dizi öngörücü değişken eşliğinde hem ölçülebilir hale getirildi hem de Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumundan elde edilen kurumsal veriler dikkate alınarak toplumsal gerçekliği araştırıldı. Böylelikle aracı bir değişken olarak aile olgusunun rolünün incelenmesi için ikincil veri analizine dayalı nicel bir araştırma yöntemi benimsendi. Birim zamanda gerçekleşen olay sayıları esas alınarak tabakalı düzlemde inşa edilen ordinal lojistik regresyon analizine göre beklenildiği gibi çocuk suçluluğu ve öz kontrol bileşenleri arasında bireysel özellik boyutunda bir ilişkiye rastlanıldı. Ancak aile yapısı değişkeninin kontrol edilmesi durumunda düşük aile yoğunluğu hariç olmak üzere öz kontrol olgusu ve çocuk suçluluğu arasındaki ilişkinin birliktelik gösterdiği ve düşük aile yoğunluğunun olduğu sosyo-mekansal alanlarda çocuk suçluluğunun sadece öz kontrol olgusuna bağlı olmadığı tespit edildi. Araştırmanın bulguları çocuk suçluluğunun önlenmesinde yalnızca aile kurumunun yer aldığı toplumsal yapıyı güçlendirmeyi değil, aynı zamanda aile yapısının önemi nedeniyle aileye ve çocukluk evresinin gelişimsel süreçlerine içkin toplumsal ve duygusal destek aşamalarını anlamanın ceza adaleti politikaları açısından önemine işaret etmekle kalmıyor, sosyo-mekansal gerçekliği yapılandıran aile olgusundaki yapısal değişimin çocuk suçluluğu ve öz kontrol değişkenleri arasındaki aracı rolüne dikkat çekiyor.
Mainstream criminological literature has focused on the lack of self-control as a strong predictor of criminal behavior, examining the relationship between self-control and criminal behavior. However, the mediating role of changes in family structure from a social perspective in relationality, and how this is reflected in the Turkish example, has not yet been tested. This article explores the relationship between self-control, a nomological determinant of juvenile delinquency, and family structure at a socio-spatial level. Several theoretical assumptions were considered when justifying this article based on control theory, given the family institution. These assumptions include considering family and social institutions as tools for socialization, the social and emotional support qualities of the family, and the internal and external impacts on human nature. Furthermore, the interaction between social adaptation and social dynamics, as a dialectic of deviation, is emphasized. For this aim, a series of predictor variables were used to measure categorical variations in family structure, juvenile delinquency, and self-control, taking theoretical assumptions into account. Their social reality was then explored through institutional data provided by the Turkish Statistical Institute and the Scientific and Technological Research Council of Türkiye. Thus, a quantitative research method based on the analysis of secondary data was adopted to examine the role of the family structure as a mediating variable. Ordinal logistic regression analysis, based on a stratified level according to the number of events occurring per unit of time, revealed the expected relationship between juvenile delinquency and self-control components at the individual trait level. However, when the family structure variable was considered, the relationship between self-control and juvenile delinquency was generally associated, except in areas of low family density. This suggests that juvenile delinquency was not solely related to self-control in socio-spatial areas with low family density. The findings of this article emphasize the importance of strengthening the social structure in which the family institution operates to prevent juvenile delinquency. They also highlight the importance of understanding the social and emotional support systems within families and the developmental processes of childhood, given the significance of family structure for criminal justice policies. Furthermore, they draw attention to the significant role of the family structure variable in shaping socio-spatial reality in relation to juvenile delinquency and self-control.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kriminoloji (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 9 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 19 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Ocak 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.26650/JPLC2025-1761303 |
| IZ | https://izlik.org/JA78FJ65GA |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 13 Sayı: 2 |