Planlama hukukunda havza odaklılık, su ve doğal kaynakların yönetimini doğal hidrolojik sınırlar esasına dayandırarak sürdürülebilir kalkınma, ekolojik denge ve katılımcı yönetişim ilkeleri ile birleştiren bütüncül bir yaklaşımı ifade etmektedir. Nehir havza yönetim planları (NHYP), su kaynaklarının korunması, kullanımı ve planlamasında temel araçlar hâline gelmiştir. Türkiye ve dünya çapında bu yaklaşıma yönelik hukuki düzenlemeler geliştirilmiş ise de bağlayıcılık konusu hâlen problemlidir. Bu çalışma, nehir havza yönetim planlarının (NHYP) Türk planlama hukuku içindeki hukuki niteliğini, bağlayıcılık düzeyini ve mekânsal planlar ile ilişkisini incelemeyi amaçlamaktadır.
Çalışmanın kapsamını, Avrupa Birliği Su Çerçeve Direktifi (2000/60/EC) kapsamında Türkiye’de NHYP’nin mevcut mevzuattaki konumu ve plan hiyerarşisi ile kademeli birliktelik ilkesi bakımından durumu oluşturmaktadır. Bu noktada uluslararası düzenlemeler, ulusal mevzuat, doktrin ve içtihatlara yansıyan örnekler üzerinden bir değerlendirme yapılmaktadır. Bulgular yönünden NHYP’nin içerik ve işlevi itibarıyla çevre düzeni planlarının (ÇDP) üst ölçekli niteliklerini taşımasına rağmen, Türk hukukunda açık bir statüye sahip olmaması nedeniyle mekânsal plan ve kararlarda bağlayıcılık sorunu meydana gelmektedir.
Ayrıca Direktif sistematiği çerçevesinde NHYP’nin çevresel kalite hedefleri bakımından “programatik ama bağlayıcı” bir plan olarak kabul edilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak çalışma, NHYP’nin Türk planlama hukukunda üst ölçekli ve bağlayıcı bir plan türü olarak açık biçimde düzenlenmesinin, havza bazlı sürdürülebilir su yönetimi, kurumsal eşgüdüm ve kamu yararının gerçekleştirilmesi için zorunlu olduğunu ortaya koymaktadır.
Nehir havza yönetim planları plan hiyerarşisi kademeli birliktelik ilkesi bağlayıcılık Su Çerçeve Direktifi
Basin-oriented planning law refers to a holistic approach that grounds the management of water and natural resources on natural hydrological boundaries and integrates this basis with the principles of sustainable development, ecological balance, and participatory governance. River Basin Management Plans (RBMPs) have become the primary instruments for the protection, use and planning of water resources. Although legal frameworks have been developed in Turkey and worldwide to strengthen this approach, the issue of legal bindingness remains problematic. This study aims to examine the legal nature of RBMPs within Turkish planning law, their level of binding force, and their relationship with spatial plans.
The scope of the study covers the status of RBMPs under Turkish legislation in line with the EU Water Framework Directive (2000/60/EC), and their position within the planning hierarchy and the principle of gradual integration. In this context, the analysis draws on international regulations, national legislation, legal scholarship and relevant case law. The findings indicate that, although RBMPs substantively exhibit the characteristics of upper-scale environmental plans, their lack of explicit legal status in Turkish law creates problems of bindingness in spatial planning and administrative decision-making.
Furthermore, within the framework of the Directive, RBMPs should be regarded as “programmatic yet binding” plans with respect to environmental quality objectives. The study concludes that expressly defining RBMPs as upper-scale and binding planning instruments in Turkish planning law is essential for basin-based sustainable water management, institutional coordination and the realization of the public interest.
River Basin Management Plans planning hierarchy principle of gradual integration bindingness Water Framework Directive
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Hukuk ve Beşeri Bilimler |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 27 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 24 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 13 Ocak 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.26650/ihid.25.004 |
| IZ | https://izlik.org/JA62EZ68LC |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 24 |