Bu makale, idari işlemlerin “icrailik” niteliğinin tespiti sürecinde dilin ve özellikle söz eylem kuramının sağlayacağı teorik katkıyı değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Geleneksel idare hukuku yaklaşımında, bir işlemin icrailiği ve dava edilebilirliği, hukuk düzeninde yarattığı etkiye bağlı olarak belirlenmektedir. Ancak bu analizde, dilin kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan ifadelerin performatif işlevi, muhatapları üzerindeki somut etkileri ve bu etkilerin hukuki sonuçları göz önünde bulundurulmalıdır. Bu bağlamda, özellikle betimleyici gibi görünen tespit edici işlemler veya bilgilendirici işlemlerin muhatapları ve ilgilileri üzerindeki gerçekleşen veya muhtemel etkilerinin anlaşılması bakımından pragmatik bir araca ihtiyaç vardır. İdari işlemlerin icrailik niteliğini ortaya koymak bakımından biçim (instrumentum) ve içerik (negotium) ayrımı önemli bir aşama teşkil etse de idarenin kullandığı dilin muhataplar üzerindeki gerçek etkilerine odaklanmak açısından bu ayrım yeterli değildir. Bu noktada, söz eylem kuramı (speech act theory) önemli bir analitik çerçeve sunmaktadır. İngiliz filozof John Austin tarafından ortaya atılan ve öğrencisi John R. Searle tarafından geliştirilen bu kuram, olanı söylemek ve bilgi aktarmak gibi “saptayıcı” görünen ifadelerle gerçekte performatif eylemlerde bulunulabildiğini göstermektedir. Bu bağlamda, icrai olmayan işlem kategorileri arasında yer alan “bilgilendirici” ve “tespit edici işlemler”in gizledikleri performatif yönü açığa çıkarılarak, söz eylem kuramının sağladığı pragmatik bakış açısıyla idari işlemlerin icrailik niteliğinin daha kapsamlı ve gerçekçi bir biçimde değerlendirilmesi mümkün olmaktadır. Bu bakımdan makale, bu kuramsal perspektif çerçevesinde, idari işlemlerin icrailik unsuru bakımından değerlendirilmesinde dilin işlevselliğinin ve söz eylem kategorilerinin önemini vurgulayarak, yargı kararları ve uygulamadaki somut örnekler üzerinden analizler sunmayı hedeflemektedir
Söz Eylem Kuramı Dilin İşlevi İdari İşlem İcrailik Hukuki Etki Dava Edilebilirlik
This study aims to evaluate the theoretical contribution of language, and especially speech act theory, in the process of determining the “executability” characteristic of administrative acts. In the traditional administrative law approach, the executability and justiciability of an act are determined based on its effect within the legal order. However, this analysis must consider the performative function of expressions arising from the use of language, their concrete effects on the addressees, and the legal consequences of these effects. In this context, a pragmatic tool is needed to understand the actual or potential effects of declarative-like ascertainment or informative acts on their addressees and third parties. Although the distinction between form (instrumentum) and content (negotium) constitutes an important step in revealing the enforceability characteristic of administrative acts, this distinction is insufficient for focusing on the real effects of the administration’s language on the addressees. Speech act theory provides a significant analytical framework. Developed by the English philosopher John Austin and further elaborated by his student John R. Searle, this theory demonstrates that expressions that appear to be “constative,” such as stating facts and conveying information, can actually perform performative acts. In this context, by uncovering the performative aspect hidden within the categories of non-enforceable acts such as “declaratory” and “informative” acts, it becomes possible—through the pragmatic perspective offered by speech act theory—to evaluate the executability characteristic of administrative acts in a more comprehensive and realistic manner. Accordingly, this article aims to emphasize the importance of the functionality of language and speech act categories in assessing the enforceability element of administrative acts, presenting analyses based on judicial decisions and concrete examples from practice within this theoretical framework.
Speech Act Theory Function of Language Administrative Act Executability Legal Effect Justiciability
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Hukuk Teorisi, İçtihat ve Hukuki Yorum |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 14 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 1 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 13 Ocak 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.26650/ihid.24.002 |
| IZ | https://izlik.org/JA56NF24DS |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 24 |