TÜRKİYE’DE SADIK HİDAYET
Öz
Türklerle İranlılar binlerce yıldır hem Orta Asya hem de Anadolu’da birbirlerine komşu olarak yaşarlar. Kültürel iletişim ve etkileşimleri kaçınılmazdır. Dil ve kültürel unsurları birbirine girmiştir. Elbette binlerce yıl devam eden Turan-İran mücadelesi farklı alanlarda bugünün şartlarında kendine özgü hususiyetleriyle devam etmektedir. Türkler X. asırdan itibaren Orta Asya steplerinden İran coğrafyasına doğru inerek devletleşmişlerdir. Şu kesin olarak söylenebilir ki; X. yüzyıldan sonra İran coğrafyasında İran asıllı bir devletten söz etmek neredeyse mümkün değildir. Ancak Türkler bu coğrafyada Fars edebiyatına sahip çıkmış ve ondan istifade etmiştir. Dolayısıyla Fars edebiyatının altın asrının Selçuklu dönemi olması tesadüfi değildir.
Her iki millet aynı coğrafyada kader birliği içindedir. XIX. yüzyılda imparatorlukların dağılma sürecinde de her iki millet aynı kaderi paylaşmıştır. Dünyanın siyasi, coğrafi, kültürel ve fikri çehresini değiştiren hadiseler benzer bir şekilde her iki coğrafyada da aynı zamanda yaşanmıştır. Avrupa ülkelerine yapılan seyahatler, oralarda siyasi elçi bulundurma, ilim adamlarının ve öğrencilerin Avrupa’ya gitmesi, Daru’l-Fünun ve matbaanın kurulması, meşrutiyet düşüncesi ve meclisin kurulması, gazete yayımlanması her iki coğrafyada yaşanan benzer muasır olaylardır.
Bütün bu değişikliklerle beraber edebiyat ve edebi meselelere bakış, edebiyatın toplumsallaşması gibi düşünceler her iki ülkede edipleri, eski edebi formları ve içerikleri terk etmeye ve yeni şeyleri yeni edebi formlarla söylemeye sevk etmiştir. Hikaye, roman, tiyatro, serbest şiir ve gazete Avrupa’nın tesiriyle kabul ettiğimiz ögelerdir. Eskiden edebiyatın merkezi İstanbul ve İsfahan iken şimdi o merkez Paris ve Londra oluyordu.
İşte bütün bu değişim sürecinde İran meşrutiyeti zamanında doğan Sadık Hidayet kendi zamanının edebi anlayışı içinde Farsçanın ilk romanı sayılabilecek dünyaca ünlü (Bûf-i Kûr) Kör Baykuş romanı ve daha onlarca hikayesi ile toplumsal problemleri yeni edebiyat formuyla anlatmaya çalışarak toplumu irdelemiştir. Biz bu çalışmamızda Türkiye’de Sadık Hidayet’in eserleri üzerine yapılmış akademik çalışmaları, çevirileri, makaleleri ve diğer araştırmaları bir bibliyografya denemesi olarak değerlendireceğiz.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- AKYÜZ, K. (1995), Modern Türk Edebiyatının Ana Çizgileri, İnkılap Kitabevi, İstanbul.
- AYDIN, Ş. (2009), Klasik Türk ve Fars Edebiyatı Münasebetlerine Umumi Bir Bakış, Ekev Akademi Dergisi, Yıl: 13, Sayı: 38.
- BANARLI, N.S. (1997), Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, Milli Eğitim Bak., Milli Eğitim Basımevi, İstanbul.
- HAKİMÎ, İ. (2012), Edebiyat-ı Muasır-ı İran, (Trc. Dr. Şadi Aydın), Çağdaş İran Edebiyatı, Anekdot Yayınevi, İskenderiye Kitaplığı, Ankara.
- KANAR, M. (1999), Mehmet Kanar, Çağdaş İran Edebiyatı’nın Doğuşu ve Gelişmesi, İletişim Yayınları, İstanbul.
- MİR ABİDÎNÎ, H. (2002), Sad Sal-i Dastan Nivisî Der İran, İran Öykü ve Romanının Yüz Yılı I. Cilt (Trc. Derya Örs), Nüsha Yayınları, Ankara.
- NECATİGİL, B. (2017), Kör Baykuş, Sadık Hidayet, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
Sanat ve Edebiyat
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Şadi Aydın
Bu kişi benim
Türkiye
Yayımlanma Tarihi
10 Kasım 2018
Gönderilme Tarihi
30 Ağustos 2018
Kabul Tarihi
2 Kasım 2018
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2018 Cilt: 3 Sayı: 4