Introduction: Top surgery, historically associated with transgender individuals, is increasingly recognized as chest contouring due to the growing visibility of non-binary individuals. The procedure involves the removal of breast tissue to achieve a more masculine or gender-neutral chest appearance. While it may appear straightforward, optimal results depend on attention to key preoperative and intraoperative details.
Methods: A retrospective review was conducted of 90 patients who underwent chest wall contouring using the double incision free nipple graft (DIFNG) technique. Demographic and clinical data, operative details, and complication rates were analyzed. The rationale for major and minor revisions was assessed, and a simplified decision-making algorithm was proposed based on patient characteristics and intraoperative findings.
Results: Complications included dog ear formation, hypertrophic scarring, and hematoma, with contributing factors such as insufficient liposuction and poor scar placement. The implementation of adjunctive techniques—such as quilting sutures and targeted liposuction—reduced the need for drains and improved contour outcomes. Patient-specific refinements were incorporated into a decision-making framework to aid technique selection and anticipate common pitfalls.
Conclusion: Top surgery is a critical gender-affirming procedure that requires thoughtful technical execution. Sharing lessons learned during the early learning curve can help novice surgeons optimize outcomes. A structured algorithm based on skin quality, anatomical characteristics, and patient goals can support better decision-making and reduce revision rates.
Giriş: Tarihsel olarak transgender bireylerle ilişkilendirilen "top surgery", non-binary (ikili olmayan) bireylerin artan görünürlüğü nedeniyle giderek daha fazla "göğüs şekillendirme" olarak tanınmaktadır. Prosedür, daha maskülen veya cinsiyet nötr bir göğüs görünümü elde etmek için meme dokusunun alınmasını içerir. Basit bir işlem gibi görünse de, optimal sonuçlar, kilit preoperatif (ameliyat öncesi) ve intraoperatif (ameliyat sırası) detaylara dikkat edilmesine bağlıdır.
Yöntemler: Serbest meme ucu grefti ile çift insizyon (DIFNG) tekniği kullanılarak göğüs duvarı şekillendirmesi yapılan 90 hastanın retrospektif bir derlemesi gerçekleştirildi. Demografik ve klinik veriler, ameliyat detayları ve komplikasyon oranları analiz edildi. Majör ve minör revizyonların rasyoneli (gerekçeleri) değerlendirildi ve hasta özelliklerine ile intraoperatif bulgulara dayalı basitleştirilmiş bir karar verme algoritması önerildi.
Bulgular: Komplikasyonlar arasında dog ear (potluk) oluşumu, hipertrofik skarlaşma ve hematom yer alırken, bunlara katkıda bulunan faktörler arasında yetersiz liposuction ve uygun olmayan skar yerleşimi bulunmaktaydı. Kapitone (quilting) sütürler ve hedefe yönelik liposuction gibi ek (adjuvan) tekniklerin uygulanması, dren ihtiyacını azaltmış ve kontur sonuçlarını iyileştirmiştir. Teknik seçimine yardımcı olmak ve sık karşılaşılan potansiyel sorunları öngörmek amacıyla, hastaya özgü iyileştirmeler bir karar verme çerçevesine dahil edildi.
Sonuç: "Top surgery", dikkatli bir teknik uygulama gerektiren, kritik bir cinsiyet onumlayıcı prosedürdür. Erken öğrenme eğrisi sırasında edinilen derslerin paylaşılması, yeni başlayan (deneyimsiz) cerrahların sonuçları optimize etmesine yardımcı olabilir. Cilt kalitesi, anatomik özellikler ve hasta hedeflerine dayalı yapılandırılmış bir algoritma, daha iyi karar vermeyi destekleyebilir ve revizyon oranlarını azaltabilir.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 11 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.36516/jocass.1821631 |
| IZ | https://izlik.org/JA97WS68GE |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 4 |