Cryptosporidium spp., özellikle bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar arasında önemli bir paraziter sorun olmaya devam etmektedir. HIV/AIDS ile yaşayan hastalar, organ nakli alıcıları ve kanser tedavisi gören (kemoterapi uygulanan) bireyler bu durumdan en çok etkilenen gruplar arasında yer almaktadır. Bu gruplar yalnızca enfeksiyona daha duyarlı olmakla kalmaz, aynı zamanda enfeksiyonu daha uzun ve şiddetli seyirlerle yaşama eğilimindedir. Bulaşma esas olarak fekal-oral yolla gerçekleşse de, Cryptosporidium'un çeşitli ortamlardaki yaygınlığı ve zoonotik potansiyeli, etkili kontrol önlemlerinin uygulanmasını güçleştirmektedir. Son literatür, Cryptosporidium türleri arasında dikkat çekici düzeyde genetik çeşitlilik olduğunu ortaya koymuş ve bu durum enfeksiyon kaynaklarının izlenmesini ve konakçıya özgü dinamiklerin anlaşılmasını zorlaştırmıştır. Moleküler tanı alanında önemli gelişmeler kaydedilmiş olsa da, bu tekniklerin rutin klinik ve halk sağlığı uygulamalarına entegrasyonu henüz tamamlanmamıştır. Bu derleme, 2019 ile 2025 yılları arasında yayımlanmış araştırmaları bir araya getirmekte olup; genetik karakterizasyon teknikleri, laboratuvar biyogüvenliği ile ilgili hususlar ve enfeksiyon önleme stratejilerine dair geniş kapsamlı etkiler üzerinde durmaktadır. Önemli gelişmeleri özetleyerek ve bilgi eksikliği bulunan alanları belirleyerek, bağışıklığı baskılanmış bireyleri korumaya yönelik daha hedefli ve etkili müdahalelere katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Cryptosporidium spp. bağışıklığı baskılanmış konakçılar genetik çeşitlilik biyogüvenlik halk sağlığı moleküler tanı yöntemler
TYL-2024-11256
Cryptosporidium spp. remain a significant parasitic concern, particularly among patients with compromised immune function. Among those most affected are patients living with HIV/AIDS, recipients of organ transplants, and individuals undergoing chemotherapy for cancer. These groups are not only more susceptible to infection but also often experience prolonged and severe disease courses. Although transmission primarily occurs via the fecal-oral route, the ubiquity of Cryptosporidium in various environments, along with its zoonotic potential, presents significant challenges for effective containment. Recent literature has revealed a striking degree of genetic diversity within Cryptosporidium species, complicating efforts to trace infection sources and understand host-specific dynamics. Despite advancements in molecular diagnostics, their integration into routine clinical and public health workflows remains incomplete. This review brings together research published between 2019 and 2025, with an emphasis on genetic characterization techniques, laboratory biosafety concerns, and broader implications for infection prevention strategies. By outlining key developments and identifying areas where knowledge remains limited, this work aims to inform more targeted and effective interventions for safeguarding immunocompromised populations.
Cryptosporidium spp. immunocompromised hosts genetic diversity biosafety public health molecular diagnostics
Marmara Üniversitesi
TYL-2024-11256
This study was supported by the Scientific Research Projects Unit of Marmara University under project number TYL-2024-11256
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Halk Sağlığı (Diğer) |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Proje Numarası | TYL-2024-11256 |
| Gönderilme Tarihi | 15 Mayıs 2025 |
| Kabul Tarihi | 3 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Eylül 2025 |
| IZ | https://izlik.org/JA46XM78NP |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 5 Sayı: 3 |