Bu araştırmada bireylerin aile huzuru düzeyleri ile kendini açma eğilimleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Çalışma, ilişkisel tarama modeliyle yürütülmüş olup 18 yaş ve üzeri 427 yetişkin bireyden elde edilen verilerle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada Aile Huzuru Ölçeği (AHÖ) ve Kendini Açma Ölçeği (KAÖ) kullanılmıştır. Veriler SPSS 26.0 programında analiz edilmiş; tanımlayıcı istatistikler, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon katsayısı ve doğrusal regresyon analizleri uygulanmıştır. Bulgular, cinsiyet, medeni durum, eğitim ve sosyoekonomik düzey gibi değişkenlerin aile huzuru üzerinde anlamlı farklar yarattığını göstermiştir. Kadınların aile huzuru düzeyleri erkeklerden yüksek bulunmuştur. Korelasyon analizine göre, Aile Huzuru ile dürüstlük (r = ,667) arasında pozitif, kontrol (r = -,270) ve miktar (r = -,295) faktörleri arasında negatif yönlü anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Doğrusal regresyon analizi sonucunda, Kendini Açma Ölçeği’nin alt faktörlerinin aile huzurunu anlamlı düzeyde yordadığı saptanmıştır (R²=,473). Dürüstlük en güçlü pozitif yordayıcı olurken, kontrol ve miktar faktörleri negatif yönde yordadığı elde edilmiştir. Sonuçlar, kendini açma ile aile huzuru düzeyleriyle ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu çalışma, bireylerin kendini açma düzeyleri ile aile huzuru arasındaki ilişkiyi ortaya koyarak aile içi iletişim, psikolojik danışma, aile terapisi ve pozitif psikoloji alanlarındaki araştırmalara ışık tutmakta; aynı zamanda psikologlar, aile danışmanları ve eğitimciler için uygulamada yol gösterici nitelik taşımaktadır.
In this study, the relationships between individuals’ levels of family tranquility and their tendencies toward self-disclosure were examined. The research was conducted using a correlational survey model with data collected from 427 adult participants aged 18 and above. The Family Tranquility Scale (FTS) and the Self-Disclosure Scale (SDS) were utilized as measurement tools. Data were analyzed using SPSS 26.0, applying descriptive statistics, independent-samples t-tests, one-way ANOVA, Pearson correlation coefficients, and linear regression analyses. The findings revealed that variables such as gender, marital status, education level, and socioeconomic status were associated with significant differences in family tranquility. Women were found to have higher levels of family tranquility than men. Correlation analysis indicated a positive relationship between family tranquility and honesty (r = .667), and negative relationships with control (r = -.270) and amount (r = -.295) factors. Linear regression analysis demonstrated that the subfactors of the Self-Disclosure Scale significantly predicted family tranquility (R² = .473). Honesty emerged as the strongest positive predictor, whereas control and amount factors negatively influenced family tranquility. The results suggest that honest and balanced self-disclosure behaviors strengthen family tranquility. This study sheds light on future research in family communication, psychological counseling, family therapy, and positive psychology, while providing practical insights for psychologists, family counselors, and educators.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Uygulamalı ve Gelişimsel Psikoloji (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 11 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 28 Şubat 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.62425/jopres.1821971 |
| IZ | https://izlik.org/JA32XP48KB |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 4 Sayı: 1 |
Journal of Psychometric Research is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 (CC BY-NC 4.0).