Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulaması, Türkiye’de 21 Aralık 2021 – 23 Ağustos 2025 tarihleri arasında yürürlükte kalmıştır. Uygulama kapsamında kamu; sisteme döviz, altın ya da Türk Lirası (TL) mevduatı ile katılan mudilerin yatırımlarını, kur artışlarına karşı korumayı taahhüt etmiştir. KKM uygulamasının temel amacı; TL’deki ani değer kaybını önleyerek kur istikrarını sağlamak, yurtiçi mevduat sahiplerinin dövize yönelme eğilimini sınırlamak ve toplam mevduatlar içinde TL’nin payını arttırmaktır. Ancak KKM, uygulamada kısa vadede kur istikrarına katkı sağlamış olsa da kamu maliyesi açısından çeşitli yükümlülükleri beraberinde getirmiştir. Bu çalışmada KKM uygulamasının kamu maliyesi açısından doğurduğu koşullu yükümlülükler analiz edilmektedir. Bulgular; KKM uygulamasının merkezi yönetim bütçesi üzerindeki, gerek kur farkı ödemelerinden gerekse vergi harcamalarından kaynaklanan toplam maliyetinin, 2021-2024 yılları arasında GSYH’nin %1,6’sından fazla olduğunu göstermektedir. Bunun yanı sıra TCMB’nin de dâhil edildiği konsolide kamu bilançosu açısından söz konusu maliyetin, dört yıllık süreçte GSYH’nin %5,8’ine ulaştığı tahmin edilmektedir. KKM ve ona eşlik eden politikalar maliyet-fayda perspektifinden değerlendirildiğinde, özellikle menkul kıymet tesisi uygulamasının kısa vadede kamunun borçlanma maliyetini düşürdüğü ancak söz konusu politikaların orta vadede çeşitli makro istikrarsızlıklar yaratarak enflasyonun ve faizlerin yükselmesine, dolayısıyla kamunun borçlanma maliyetlerinin artmasına yol açtığı görülmektedir.
Koşullu mali yükümlülükler Kur Korumalı Mevduat vergi harcamaları Türkiye
The FX Protected Deposit Accounts (KKM) scheme was in effect in Türkiye from December 21, 2021, to August 23, 2025. Under this program, the government committed to protecting the investments of depositors who participated in the system with foreign currency, gold, or Turkish Lira (TL) deposits against exchange rate fluctuations. The primary objective of KKM was to ensure exchange rate stability by preventing the sudden depreciation of the TL, to limit the tendency of domestic depositors to shift to foreign currency, and to increase the share of the TL within total deposits. Although KKM contributed to exchange rate stability in the short term, it imposed various obligations on public f inances. This study examines the contingent fiscal liabilities associated with the KKM scheme from a public finance perspective. . The findings indicate that the cost of the FX-protected deposit scheme on the central government budget, arising from both exchange rate difference payments and tax expenditures, exceeded 1.6% of GDP during the 2021–2024 period. Moreover, when considering the consolidated sovereign balance sheet, which includes the CBRT, this cost is estimated to have reached 5.8% of GDP over the four years. Evaluating KKM and its accompanying policies from a cost-benefit perspective reveals that while the securities issuance policy associated with KKM temporarily reduced public borrowing costs in the short term, these policies generated various macroeconomic instabilities in the medium term, leading to higher inflation and interest rates, and consequently increasing public borrowing costs.
Contingent fiscal liabilities FX Protected Deposit tax expenditures Türkiye
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Maliye Politikası |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 16 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Kasım 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 74 |