Amaç: Bu araştırma yetişkin hastaların sağlık okuryazarlığı düzeyine göre acil servisi kullanım durumları ve etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla tanımlayıcı ilişkisel bir çalışma olarak yapılmıştır.
Yöntem: Araştırma, Temmuz-Ekim 2024 tarihleri arasında İstanbul ili Avrupa Yakası'nda bulunan devlete bağlı bir hastanenin acil servisine başvuran 450 hasta ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, Tanımlayıcı Bilgi Formu ve Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği (TSOY-32) kullanılarak yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Verilerin analizi, tanımlayıcı istatistikler, anlamlı farkların belirlenmesi için ki-kare testi ve t-testleri ile yapılmış, sağlık okuryazarlığının acil servise başvuru sıklığıyla olan ilişkisi incelenmiştir.
Bulgular: Katılımcıların genel sağlık okuryazarlığı değerlendirildiğinde %14.2’sinin yetersiz düzeyde, %36.7’sinin sorunlu-sınırlı düzeyde, %30’unun yeterli düzeyde, %19.1’inin ise mükemmel düzeyde sağlık okuryazarlığına sahip olduğu saptanmıştır. Katılımcıların yaş, cinsiyet, eğitim durumu ve meslekleri ile Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçek puanları arasında anlamlı fark bulunmuştur (p< .001). Katılımcıların genel sağlık okuryazarlık düzeyi değerlendirildiğinde 18-24 ve 25-34 yaş arasındaki katılımcıların genel sağlık okuryazarlığı düzeyi 45-65 yaş grubuna göre daha yüksek bulunmuştur (p<.05). Hastalıklardan Korunma / Sağlığın Geliştirilmesi alt boyutundan elde edilen ortalama puanın 33.04±9.71 olduğu saptanmıştır. Katılımcıların genel sağlık okuryazarlığı ölçeğinin, tedavi ve hizmete yönelik alt boyut puanları ile hastalıklardan korunma ve sağlığın geliştirilmesine yönelik alt boyut puanları arasında pozitif yönde, yüksek düzeyde, anlamlı doğrusal bir ilişki olduğu saptanmıştır (p<.001).
Sonuç: Katılımcıların tedavi ve hizmete yönelik sağlık okuryazarlığı ile hastalıklardan korunma ve sağlığın geliştirilmesine yönelik sağlık okuryazarlığı düzeyi arttıkça, genel sağlık okuryazarlığı düzeyi de artmıştır. Eğitim seviyesi düşük olan bireylerin tedavi ve bakım süreçlerinde, sağlık okuryazarlığı düzeylerini artırmak amacıyla halk sağlığı çalışanlarının toplumda daha fazla sağlığı geliştirici çalışmalar yapmaları önerilir.
Bu çalışma İstanbul Kent Üniversitesi Etik Kurulu tarafından onaylanmıştır (Tarih: 05.04.2024, Karar no: E-10420511-050-31773).
Bu çalışma İstanbul Kent Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Halk Sağlığı Hemşireliği Anabilim Dalında yüksek lisans tezinden türetilmiştir. Acil servis çalışanlarına ve çalışmaya katılan hastalara teşekkür ederiz.
Objective: This research was conducted as a descriptive correlational study to determine the emergency department usage status and influencing factors of adult patients according to their health literacy level
Methods: The research was carried out between July and October 2024 with 450 patients who visited the emergency department of a state hospital located in the European side of Istanbul. Data were collected through face-to-face interviews using the Descriptive Information Form and the Turkish Health Literacy Scale (TSOY-32). The data were analyzed using descriptive statistics, chi-square tests, and t-tests to identify significant differences, as well as examining the relationship between health literacy and emergency department visits.
Results: The overall health literacy levels of the participants showed that 14.2% had inadequate health literacy, 36.7% had problematic or limited health literacy, 30% had sufficient health literacy, and 19.1% had excellent health literacy. Significant differences were found between health literacy scores and factors such as age, gender, education level, and occupation (p<.001). The general health literacy level of participants between the ages of 18-24 and 25-34 was found to be higher than that of the 45-65 age group (p<.05). The average score for the subdimension of Disease Prevention and Health Promotion was 33.04±9.71. A strong, positive, and significant linear relationship was found between general health literacy and health literacy related to treatment and services, as well as disease prevention and health promotion (p<.001).
Conclusion: As health literacy regarding treatment and services, as well as disease prevention and health promotion, increased, the overall health literacy of participants also improved. It is recommended that public health professionals provide more educational efforts to improve the health literacy levels of individuals with lower educational backgrounds, particularly during treatment and care processes.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Halk Sağlığı Hemşireliği |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 20 Ocak 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Nisan 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 24 Nisan 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Nisan 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 7 Sayı: 1 |