Amaç: Araştırmada, taraftar özdeşleşmesi ve schadenfreude kavramları incelenerek, bu iki olgunun spor bağlamındaki kuramsal temelleri, psikososyal dinamikleri ve taraftar davranışları üzerindeki etkileri açıklanmıştır. Bu doğrultuda çalışma, taraftarların takımlarıyla kurdukları özdeşleşme düzeyinin rakip takım başarısızlıklarından haz alma eğilimiyle nasıl bir ilişki içinde olduğunu ortaya koymayı ve iki kavram arasındaki etkileşime yönelik mevcut teorik yaklaşımları değerlendirmeyi amaçlamaktadır.
Yöntem: Araştırma kavramsal araştırma yöntemi çerçevesinde yürütülmüş olup, literatür taraması Google Scholar ve Ulusal Tez Merkezi üzerinden yapılan aramalar ile gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Taylor & Francis ve ScienceDirect (Elsevier) platformları aracılığıyla erişilebilen makale ve tezler ile yayınevleri tarafından yayımlanmış kitaplarda da temel alınarak “taraftar”, “taraftar özdeşleşmesi”, “schadenfreude”, “sosyal kimlik” anahtar kelimeleri kullanılarak tarama gerçekleştirilmiştir.
Bulgular: İncelemeler, taraftar özdeşleşmesinin sosyal kimlik süreçleriyle yakından ilişkili olduğunu ve özdeşleşme düzeyinin taraftar davranışlarını önemli ölçüde şekillendirdiğini göstermektedir. Çalışmalarda, takımına güçlü bağlarla bağlı taraftarların rakip takımın başarısızlıklarını daha olumlu değerlendirdiği ve bu durumun schadenfreude tepkilerini artırdığı belirtilmektedir. Ayrıca schadenfreudenin, sosyal karşılaştırma eğilimleri, rekabet algısı, kıskançlık, grup statüsünü koruma motivasyonu ve benlik değerini sürdürme ihtiyacı gibi çeşitli psikolojik mekanizmalarla açıklanabildiği görülmektedir. İncelenen kaynaklar, bu iki kavramın özellikle rekabet ve grup aidiyeti bağlamında birbirini besleyen yapılar olduğunu ortaya koymaktadır.
Sonuç: Literatürdeki kuramsal ifadeler, taraftar özdeşleşmesi ile schadenfreude kavramlarının spor ortamında birbirini etkileyen önemli psikolojik süreçler olarak ele alındığını göstermektedir. Araştırma, bu kavramların sporun etik ve fair-play değerleri açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu bulgular doğrultusunda, taraftarların olumsuz yaklaşımlarına yönelik fair-play temelli eğitim programlarının yaygınlaştırılması ve kulüplerin sosyal sorumluluk odaklı uygulamalarının güçlendirilmesi önem taşımaktadır. Gelecekte yapılacak çalışmaların, farklı spor dallarında ve farklı taraftar profillerinde bu değişkenlerin nicel ve nitel bir anlayışla ele alınması literatüre önemli katkılar sağlayacaktır.
Purpose: The study examines the concepts of fan identification and schadenfreude, explaining the theoretical foundations of these two phenomena in the context of sports, their psychosocial dynamics, and their effects on fan behavior. Accordingly, the study aims to reveal how the level of identification fans establish with their teams relates to their tendency to derive pleasure from the failures of rival teams and to evaluate existing theoretical approaches to the interaction between the two concepts.
Method: The research was conducted within the framework of the conceptual research method, and the literature review was carried out through searches on Google Scholar and the National Thesis Center. In addition, articles and theses accessible through the Taylor & Francis and ScienceDirect (Elsevier) platforms, as well as books published by publishing houses, were also used as a basis for the search using the keywords “fan,” “fan identification,” “schadenfreude,” and “social identity.”
Results: Studies show that fan identification is closely related to social identity processes and that the level of identification significantly shapes fan behavior. Research indicates that fans with strong ties to their team evaluate the failures of rival teams more positively, and that this increases schadenfreude reactions. Furthermore, schadenfreude can be explained by various psychological mechanisms such as social comparison tendencies, perception of competition, jealousy, motivation to protect group status, and the need to maintain self-worth. The sources examined reveal that these two concepts are mutually reinforcing structures, particularly in the context of competition and group identity.
Conclusion: Theoretical statements in the literature indicate that fan identification and schadenfreude are considered important psychological processes that influence each other in the sports environment. The research highlights the need for careful evaluation of these concepts in terms of the ethical and fair-play values of sports. In line with these findings, it is important to promote fair play-based education programs targeting negative fan attitudes and to strengthen clubs' socially responsible practices. Future studies that examine these variables quantitatively and qualitatively in different sports and with different fan profiles will make important contributions to the literature.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Spor Faaliyetleri Yönetimi |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 25 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 28 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| IZ | https://izlik.org/JA24YE76WA |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 5 Sayı: 4 |
Spor Bilimleri alanındaki çalışmaları içeren hakemli dergi olarak yayımlanan Kafkas Üniversitesi Spor Bilimleri Dergisi'nin Eylül 2025'te çıkacak olan sayısı için dergimizin kapsamı dahilinde olan konularla ilgili özgün araştırma ve derleme türünde makaleler kabul edilecektir. Bu anlamda ilgili sayı için makaleler 2025 yılının Ağustos ayı sonuna kadar gönderilebilir.
Bilgilerinize sunulur.
Editör
Dr. Öğr. Üyesi Tarkan HAVADAR