Sınır Kavramının Kent Bileşenleri Üzerinden İncelenmesi: İzzet Baysal Kadın Doğum Hastanesi Örneği
Öz
Sağlık yapıları yalnızca fiziksel işlevleriyle değil, kullanıcı deneyimini etkileyen sınır üretimleriyle de mimari açıdan önemli bir araştırma alanı sunmaktadır. Mekânın içsel organizasyonu kadar, çevresiyle kurduğu ilişki de sınırların tanımı ve algısıyla doğrudan ilişkilidir. Sınır, geleneksel olarak mekânları ayıran çizgiler olarak algılansa da, mimari bağlamda çok daha karmaşık bir yapıdadır; yön bulma, mahremiyet, güvenlik ve aidiyet gibi kullanıcı merkezli ihtiyaçlara da cevap vermektedir. Çalışma, kent deneyiminde sınırların nasıl tanımlandığını ve işlediğini sorgulamakta, Kevin Lynch (1960) ’in kent imgesi bileşenlerinden yararlanarak sınırların kent belleğindeki karşılıklarını ortaya koymayı hedeflemektedir. Araştırmanın uygulama alanı olarak seçilen İzzet Baysal Kadın Doğum Hastanesi ve çevresi, kentsel sınır örüntülerinin okunabilir olduğu özgül bir örneklem sunmaktadır. Kent bileşenleri alan çalışması kapsamında yollar, kenarlar, bölgeler, odak noktaları ve işaret öğeleri üzerinden niteliksel araştırma yöntemi kullanılarak, kullanıcı deneyimine dayalı bir haritalama yanı sıra belgeleme, fotoğraflama, analiz etme metotları ile yürütülmektedir. Elde edilen bulgular, sınırların yalnızca ayırıcı değil; yönlendirici, tanımlayıcı ve örgütleyici rollere sahip olduğunu göstermektedir. Kentin yapısal kurgusunda bu bileşenler arasında hiyerarşik bir işleyişin gözlemlendiği, özellikle sağlık yapılarının çevresel sınırlarının kullanıcı davranışları üzerinde belirgin etkiler yarattığı sonucuna ulaşılmaktadır. Çalışma, sınır kavramına dair mimari ve kentsel yorumların yeniden ele alınmasına katkıda bulunmakta; sağlık yapılarının yakın çevrelerinin daha bütüncül ve kullanıcı odaklı biçimde tasarlanabilmesine yönelik düşünsel bir zemin sunmaktadır.
Anahtar Kelimeler
Mimari sınır, sağlık yapıları, kentsel deneyim, haritalama, fiziksel ve algısal sınırlar
Examination of the Concept of Boundary Through Urban Components: The Case of Izzet Baysal Maternity Hospital
Öz
Healthcare facilities offer an important field of architectural research not only with their physical functions but also with their boundary productions that affect the user experience. As much as the internal organization of the space, the relationship it establishes with its environment is directly related to the definition and perception of boundaries. Although boundaries are traditionally perceived as lines separating spaces, they are much more complex in the architectural context, responding to user-centered needs such as wayfinding, privacy, security and belonging. The study examines how borders are defined and function in the urban experience, aiming to reveal the responses of borders in urban memory by utilizing Kevin Lynch's (1960) components of urban image. İzzet Baysal Maternity Hospital and its surroundings, which were selected as the application area of the research, offer a specific sample where urban boundary patterns are legible. Within the scope of the field study of urban components, a qualitative research method is used on roads, edges, regions, focal points, and sign elements through mapping based on user experience, as well as documentation, photography, and analysis methods. The findings show that boundaries have not only separating but also directive, defining and organizing roles. It is concluded that a hierarchical functioning between these components is observed in the structural construction of the city, and that the environmental boundaries of health structures have significant effects on user behavior. The study contributes to the reconsideration of architectural and urban interpretations of the concept of boundaries and provides an intellectual basis for a more holistic and user-oriented design of the immediate surroundings of healthcare buildings.
Anahtar Kelimeler
Architectural boundary, healthcare facilities, urban experience, mapping, physical and perceptual boundaries