Günümüzde Antalya iline bağlı Demre ilçe merkezini oluşturan Myra, doğuda Phaselis’ten başlayarak batıda Fethiye körfezine uzanan Likya bölgesinin yaklaşık ortasında yer alan antik bir kıyı kentidir. Myra Bizans döneminde yükselişe geçerek 5. yüzyılda Likya bölgesinin dini ve idare merkezi haline gelmiştir. Kent konumu bakımından Akdeniz’deki deniz ulaşımında uğrak ve ikmal noktası olmasının yanı sıra Hıristiyanlar için kutsal sayılan azizlerin röliklerini içeren kiliseleriyle dini bakımdan önemli bir yere sahiptir. Myra antik kentinin kuzeyindeki dağlık alanı kapsayan “Likya Bölgesi Alacadağ çevresindeki Bizans yerleşimleri” konulu yüzey araştırmasında bölgedeki geç antik çağ yerleşimlerinin tespit edilmesi, yerleşimlerdeki yapıların tanımlarının yapılarak kendine özgü mimari özelliklerinin belirlenmesi ve halkın ekonomik, dini ve sosyal açıdan yaşam biçimlerinin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Yüzey araştırmasının 2022 yılı çalışmalarını, Çağman Köyü Güceyman Tepesi ve Karkoba mevkiinde, Gürses Köyü Mahallesi’ndeki Kule Yapısı, İnönü Mahallesi ile Çakalbayat mevkiinde, Belören (Muskar) Köyü’nde Asarbelen Tepe, Yelken Ağaç, Yılanbaşı, Alakilise, Arapyurdu ve Ayıveliler mevkileri ile Yukarı Beymelek’de tespit ettiğimiz Erken Bizans Dönemi yerleşimlerinde gerçekleştirdik . Söz konusu yerleşimlerde mimari anıtların yanı sıra Likçe ve Yunanca yazıtlar ilk kez belgelenmiştir. Belören Köyü’nde bulduğumuz iki yazıt yerleşimin Helenistik dönemdeki ismini içermektedir.
Myra’nın kırsal alanında bulunan yerleşimde tespit ettiğimiz yapılar günümüze kadar bozulmadan ulaşabilmiş özgün yerli mimari biçimleriyle, Erken Bizans Dönemi kırsal yaşamına ışık tutmaktadır. Tarım terasları, işlik/harman yeri, konut, sarnıç ibadet mekânı ve mezar birlikteliğinden oluşan bu tip yerleşimler bölgede oldukça yaygındır. Birbirine yakın küçük topluluklar halinde yaşayan halk, yerleşimlerin yakınındaki tarım alanlarından elde ettikleri ürünlerle yaşamlarını sürdürmüşlerdir.
Bölgedeki yerleşimlerin antik dönemlerden başlayarak Bizans Dönemi’nin sonuna kadar kesintisiz iskân görmüş olması yapıların tarihlendirilmesini güçleştirir. Elimizdeki tarihsel ve mimari veriler 6. yüzyılın ortalarında Myra’nın dağlık kırsal nüfusunun en yüksek seviyeye ulaştığını gösterir. Dolayısıyla Myra antik kentinin kuzeyindeki dağlık alanında tespit ettiğimiz yerleşimlerin 6.-7. yüzyıllarda küçük köylerin tipik birer örneği olduğu anlaşılmaktadır.
Likya Alacadağ Bizans kırsal yerleşimler konut mimarisi kilise tarımsal işlik
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sanat Tarihinde Kent, Kentsel Arkeoloji, Bizans Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 26 Şubat 2025 |
| Kabul Tarihi | 11 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 28 Haziran 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.56694/karadearas.1647506 |
| IZ | https://izlik.org/JA48WM74AF |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 22 Sayı: 86 |