Türk kültür tarihinde köklü bir yere sahip olan tamga geleneği, MÖ dönemlerden itibaren yazıtlar, mezar taşları, kaya yüzeyleri ve hayvanlar üzerine uygulanmaya başlanmıştır. Tamgalar, bireysel ya da topluluk temelli mülkiyetin ve aidiyetin simgelenmesinde işlevsel bir gösterge sistemi olarak kullanılmıştır. Kaya resimlerinde karşılaşılan tamgalar görsel benzerlik taşısa da her biri kendine özgü biçimsel özellikler sergilemektedir. Bu işaretler, Türk tarihinin erken evrelerinden itibaren kültürel kimliğin, sosyal yapının ve yerleşim izlerinin belgelenmesinde önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır. Tamgaların uygulandığı alanlar, söz konusu kültürel sistemin yerleşim sahalarına ilişkin birer tapu işareti olarak değerlendirilebilmektedir. Damga geleneği, dinî ve sanatsal söylemlerin çözümlenmesinde sembolik düzeyde analize elverişli bir veri seti sunar. Orta Asya menşeli olan bu geleneksel uygulama, tarihsel süreç içerisinde Anadolu’ya, oradan da Balkanlara kadar yayılım göstermiştir. Başlangıçta anlamı açık ve temsil gücü yüksek olan damgalar, zamanla biçimsel evrilmelere uğramış ve bazı durumlarda sonraki nesiller için anlamsızlaşmıştır. Uzun süreli kullanım ve ortak sembolik sistemler, damgaların geniş boy-soy birliklerine ait dinî, kültürel ve simgesel katmanları barındırmasına zemin hazırlamıştır. Bu çalışmanın temel amacı, Burdur ili sınırlarında yer alan Bücürlü Pınar kaya resimlerinde tespit edilen damgaları sistematik olarak analiz ederek, Anadolu’daki Türk kaya sanatı literatürüne katkı sağlamaktır.
The tradition of tamga, which holds a deep-rooted place in Turkish cultural history, began in the pre-Christian era and was applied to inscriptions, tombstones, rock surfaces, and animals. Tamgas functioned as symbolic markers used to indicate individual or collective ownership and affiliation. Although tamgas found in rock art may appear visually similar, each exhibits distinct formal characteristics. These symbols have served as significant sources for documenting cultural identity, social structures, and settlement patterns since the earliest periods of Turkish history. In many cases, the areas where tamgas were inscribed may be interpreted as territorial markers akin to land deeds. As symbolic phenomena, tamgas offer valuable data for analyzing the religious and artistic discourses of societies. Originating in Central Asia, this tradition gradually spread throughout Anatolia and further into the Balkans over time. While the original users clearly understood the meaning and symbolic value of tamgas, they may have undergone formal transformations or lost their significance for subsequent generations. The prolonged use and widespread presence of shared tamgas suggest their integration of religious, cultural, and symbolic layers associated with extended tribal and clan affiliations. This study aims to systematically analyze the tamgas identified in the rock paintings of Bücürlü Pınar, located within the borders of Burdur Province, and to contribute to the broader body of research on Turkic rock art in Anatolia.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | İslam Öncesi Türk Arkeolojisi, Ortaçağ Arkeolojisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 12 Mayıs 2025 |
| Kabul Tarihi | 24 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Eylül 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 22 Sayı: 87 |