According to the general view, the Old Uyghur period is accepted as the second period of Old Turkic after Gokturks period. This period has unearthed a different culture and literature as a result of both religious changes and other changes in social life. Also, the syntax of Old Uyghur, which has a distinct appearance within Old Turkish due to the adoption of a settled life, migrations, interactions of varying intensity with religions such as Manichaeism, Buddhism, and Christianity, etc., differs from other periods for the reasons mentioned above. During the Old Uyghur period, we encounter certain clause structures that are not found in the inscriptions of the Turkic Khaganate period, nor do they align with the subordinate clause typology of the Turkic. In this regard, this article examines subordinate clause structures that are created using relative pronouns kim and nä. These structures closely resemble the subordinate clause structures with an attributive function found in Sanskrit, Sogdian, and Tocharian, which are recognized as the contact languages of Old Uyghur. In this study, the morpho-syntactic characteristics of the attributive subordinate clauses and the semantic relationship between the head noun and conjuctions were tried to be described; and assumptions were made regarding the underlying reasons behind these factors. As a result, a comparison was made between Turkic [Old Uyghur], which exhibits typologically different appearances, and certain Old Indo-European languages, and an attempt was made to show their similar features in terms of attributive clauses.
Old Uyghur relative clause linguistic typology syntax code-copying
Yoktur
Genel kanıya göre Eski Uygur Türkçesi devri, Eski Türkçenin Köktürkçeden sonra ikinci devresi olarak kabul edilmektedir. Bu devre gerek din değişiklikleri gerek sosyal hayatta meydana gelen diğer değişmeler neticesinde farklı bir kültür ve buna bağlı olarak farklı bir edebiyat ile tarihî Türk dilinin diğer alanlarından ayrılmaktadır. Göçler; yerleşik hayata geçiş; Manihaizm, Budizm ve Hristiyanlık (Nestûrî) gibi dinlerle farklı yoğunluktaki etkileşimler vb. sebeplerle Eski Türkçe içinde ayrı bir görünüm arz eden Eski Uygur Türkçesinin söz dizimi de bahsi geçen sebeplere büyük oranda bağlı olarak diğer tarihî Türk dili alanlarından farklı görünümler sergilemektedir. Nitekim Eski Uygur Türkçesi devrinde, Türk Kağanlığı devri yazıtlarında karşımıza çıkmayan ve Türkçenin yancümle tipolojisiyle örtüşmeyecek birtakım cümle yapılarına tesadüf edilmektedir. Bu bağlamda bu makalenin konusunu; kim ve nä yancümle bağlaçları vasıtasıyla kurulan, Eski Uygur Türkçesinin temas dilleri olarak bilinen Sanskrit, Soğdca ve Toharcada niteleme işlevli yancümle yapılarıyla büyük oranda benzeşen altasıralı cümle yapıları oluşturmaktadır. Bu çalışmada niteleme işlevli yancümlelerin biçim-sözdizimsel nitelikleri, başad ile yancümle bağlacının semantik ilişkisi betimlenmeye çalışılmış; bunların ardında yatan sebeplere dair varsayımlarda bulunulmuştur. Bunun sonucunda tipolojik olarak farklı görünümler sergileyen Türkçe [Eski Uygur Türkçesi] ile bir dizi Eski Hint-Avrupa dili mukayese edilerek niteleme işlevli yancümleler bakımından benzeşen özellikleri gösterilmeye çalışılmıştır.
Eski Uygur Türkçesi ilgi yancümlesi dilbilimsel tipoloji söz dizimi kod kopyalama
Yoktur
Yoktur
Yoktur
Yoktur
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Dilbilim (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Proje Numarası | Yoktur |
| Gönderilme Tarihi | 16 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 11 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.56694/karadearas.1744226 |
| IZ | https://izlik.org/JA74PL54YT |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 22 Sayı: 88 |