Bu makale, Birinci Dünya Savaşı Özelinde, savaş olgusunun insan ilişkilerine yaptığı etkiyi “sınır” mecazı üzerinden Yeni Tarihselci bakışla incelemektedir. Gerçek ve mecazi anlamda sınırı aşmak bir çatışma sebebidir. Dört yıl süren Birinci Dünya Savaşı bittiğnde insan ilişkilerinin bazılarına yeni sınırlar örmüş bazılarının sınırlarını kaldırmıştır. Savaş öncesinde kadınlar yoğun olarak ev işleri ve çocuk yetiştirmekle ilgilenen bireylerken erkeklerin savaşa katılmasıyla boşalan pozisyonların yerini dolduran kadınlar kadın-erkek görevleri arasındaki sınırı kaldırmıştır. Bunun yanında savaşa okul bitirip giden ve savaş öncesi hiç yetişkin hayatı olmamış olan gençler savaşın sonunda ayrıldıkları topluma yabancılşmışlar. Bunun yanında savaşın dehşetini en derinden yaşayan erkekler hayal edilemez tecrübelerini iletememenin yabancılığını içinde aileleri ve eşleriyle olan ilişkileri arasına görülmez sınırlar çekilmiştir. Diğer taraftan “tümüyle-erkek” ordu yapılanması içinde askerler arasındaki ilişkilerde beklenmedik yakınlaşmalar gelişmiş, İngiliz sınıfsallığının sınırları da bu savaşta aşınmıştır. Bunun yanında savaşan askerlerin çektikleri çileye karşın ülkede normal akışında devam eden yaşam askerleri içine doğdukları topluma yabancılaştırmıştır. Yine savaş travmalarından dolayı başkalaşan eşler acı kaynağı olmuştur. Bunun yanında benzer tecrübelerden geçen askerler dost-düşman sınırını kaldırırken, siviller bu sınırı hep koruduğu gözlemlenmiştir. Bu yazar ve şairlerin eserlerinden de faydalanarak savaşın İngiliz toplumu üzerine koyduğu ve kaldırdığı sınırları incelemektedir.
This article examines the effect of the phenomenon of war on human relations through the metaphor of “border” by the New Historicist approach in the context of World War One. Crossing the border, both literally and metaphorically, is a cause for conflict. World War One created new borders for some human relations and removed the borders of others. Before the war, women, concerned with housework and raising children, filled the positions left vacant by men's participation in the war, which removed the boundaries between gender roles. In addition, young boys who have finished their school and gone to war and never had an adult life before war became alienated from society. In addition, men who experienced the horrors of war deeply felt alienated due to ineffability of their experiences, which put invisible boundaries between their relationships with their families. An unexpected intimacy developed among “all-male” army constitution. Boundaries of English class system also got eroded during the war. In addition, while soldiers who went through similar experiences removed the boundary between friend and enemy, which civilians always maintained. This study examines the boundaries that the war lifted and thrusted on English society drawing examples from works of writers and poets.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Aile Sosyolojisi, Aile ve İlişkiler Sosyolojisi, Askeri Sosyoloji |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 3 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 24 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 24 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.56694/karadearas.1816604 |
| IZ | https://izlik.org/JA89PL84NF |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 23 Sayı: 89 |