Bu çalışma, sosyal medya platformlarının modern hibrit savaş stratejilerindeki kritik rolünü ve dijital diplomasiden siber saldırıya uzanan spektrumdaki işlevlerini analiz etmektedir. Geleneksel güvenlik paradigmalarının dijital çağda yaşadığı dönüşüm, devlet ve devlet dışı aktörlerin sosyal medyayı hem yumuşak güç aracı hem de saldırı vektörü olarak kullanmasını beraberinde getirmiştir. Araştırma, hibrit savaşın teorik çerçevesini sosyal medya dinamikleriyle harmanlayarak güncel vaka analizleri üzerinden konuyu ele almakta, özellikle Rusya ve Çin’in son yıllardaki operasyonlarını incelemektedir. Bulgular, sosyal medya platformlarının algoritmik yapılarının dezenformasyon kampanyalarını hızlandırdığını, mikro-hedefleme teknolojilerinin psikolojik operasyonları daha etkili hale getirdiğini ve koordineli sahte davranışların geleneksel diplomasi kanallarını aştığını göstermektedir. Çalışma, mevcut karşı tedbirlerin yetersizliğini vurgulayarak teknolojik çözümler, hukuki düzenlemeler ve toplumsal direnç geliştirme stratejilerini kapsayan bütüncül bir savunma yaklaşımı önermektedir. Sonuç olarak, sosyal medyanın hibrit savaştaki rolünün sadece bir araç olmaktan çıkarak stratejik bir alan haline geldiği ve gelecekteki güvenlik politikalarının bu gerçekliği dikkate alması gerektiği tespit edilmiştir.
Hibrit Savaş Sosyal Medya Dijital Diplomasi Dezenformasyon Psikolojik Operasyonlar
This study examines the pivotal role of social media platforms in contemporary hybrid warfare strategies and their multifaceted functions, spanning from digital diplomacy to cyberattacks. The transformation of traditional security paradigms in the digital age has led to both state and non-state actors using social media as both a soft power tool and an attack vector. The research addresses the topic by integrating the theoretical framework of hybrid warfare with social media dynamics, utilizing current case studies, particularly examining recent operations by Russia and China. The findings show that the algorithmic structures of social media platforms accelerate disinformation campaigns, micro-targeting technologies make psychological operations more effective, and coordinated fake behavior bypasses traditional diplomatic channels. The study emphasizes the inadequacy of current countermeasures and proposes a comprehensive defense approach encompassing technological solutions, legal regulations, and social resilience development strategies. Ultimately, it concludes that social media’s role in hybrid warfare has evolved beyond being merely a tool to become a strategic domain, and that future security policies must take this reality into account.
Hybrid Warfare Social Media Digital Diplomacy Disinformation Psychological Operations
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Uluslararası Güvenlik |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 23 Aralık 2025 |
| Kabul Tarihi | 24 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 24 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.56694/karadearas.1848071 |
| IZ | https://izlik.org/JA35AJ74LK |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 23 Sayı: 89 |