Felsefe tarihine bakıldığında insan doğası üzerine birbirinden farklı birçok anlayış söz konusu olduğu görülür. İnsan doğası üzerine ilk anlayışları ortaya koyan Antik Yunan filozofları, insanı ruh ve bedene sahip bir varlık olarak ele almakla birlikte; canlılar arasında insanın ayırt edici niteliğinin ruh olduğunu savunmuşlardır. Çünkü insan söz konusu olduğunda ruh, canlılıktan daha fazlası olan bilinci ifade etmektedir. Orta Çağ döneminde ise insan, Antik Yunan’daki merkezi konumunu kaybetmiştir. Bu dönemde, Hristiyanlık inancının etkisiyle birlikte, insan doğasının Tanrı tarafından belirlenmiş olduğu görüşü hakimdir. Aydınlanma Çağı’na gelindiğinde, Orta Çağ boyunca varolan belirlenmiş insan doğası anlayışı yerini; insanın rasyonel, bilinçli bir varlık olarak kendi yaşamı ile ilgili kendi kararlarını verebilecek ve bu kararları özgürce eyleme geçirebilecek potansiyele sahip olduğu anlayışına bırakmıştır. Bu dönem filozoflarında akla karşı sonsuz bir güven olduğu görülmektedir. Her ne kadar hak ve özgürlük talebi akla duyulan bu güven duygusunda temelini bulsa da başka bir açıdan bakıldığında, akla duyulan koşulsuz güven, siyasal yaşamda bireyi, özgürlük adına, özgürlüklerinin kısıtlanması tehdidi ile de karşı karşıya bırakabilir. Bu durum insanı sadece akıl sahibi, rasyonel bir varlık olarak tanımlamanın yeterli olmadığını göstermektedir. Burada çalışmamızın konusu olan, Liberal teorinin yirminci yüzyıldaki önemli temsilcilerinden Ludwig von Mises’in felsefesi, bize insan doğası ile ilgili daha bütüncül bir açıklama sunmaktadır. Mises, insanı sadece rasyonel bir varlık olarak değil; aynı zamanda amaçlı eylemde bulunan bir varlık olarak tanımlar. Bu çalışmanın amacı, Mises’in felsefi öğretisinin temeli olan insan doğası anlayışını ve praksiyoloji ile ilişkisini ortaya koymaya çalışmaktır.
Birincil Dil | Türkçe |
---|---|
Konular | Bilim ve Teknoloji Sosyolojisi ve Sosyal Bilimler |
Bölüm | Araştırma Makaleleri |
Yazarlar | |
Erken Görünüm Tarihi | 26 Mart 2025 |
Yayımlanma Tarihi | 27 Mart 2025 |
Gönderilme Tarihi | 12 Kasım 2024 |
Kabul Tarihi | 4 Mart 2025 |
Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 22 Sayı: 85 |