1897 Türk-Yunan savaşı Osmanlı’nın askeri galibiyeti ile sonuçlanmıştır. Osmanlı Devleti’nin kazandığı bu zaferin hemen ardından Avrupalı güçlerin devreye girmesi ile gerçekleşen uzun müzakereler iki ülke arasında 4 Aralık 1897’de kesin barışın imzalanmasına yol açmıştır. İmzalanan İstanbul Antlaşması’na göre Teselya, küçük sınır değişiklikleri yapılmak şartıyla Yunanistan’a verilmiştir. Ayrıca Yunanistan’a geri verilecek sınır savaştan önceki durumuna getirilmiştir. Böylece Osmanlı Devleti Avrupa Devletlerinin baskısıyla yapılan bu antlaşmayla savaş meydanında göstermiş olduğu büyük başarıdan istifade edememiş, masa başı diplomasisinde kaybetmiştir. Bu anlaşmalar gereğince Teselya’nın tahliye edilmesi ise bölgede uzun süredir yaşayan Müslümanlar için hem demografik hem de sosyo-ekonomik bakımdan bir dönüm noktası olmuştur. Teselya Müslümanları savaş sonrası mülkiyet kayıpları, göç ve yerinden edilme gibi ciddi maddi kayıplara uğramışlardır. Bunun yanı sıra toplumsal statü, kimlik, aidiyet duygularının zedelenmesi gibi derin manevi sıkıntılar yaşamışlardır. Yunanlılar ise savaş esnasında yaşadıkları maddi ve manevi kaybın acısını bölgede azınlık durumuna düşmüş Müslümanlardan çıkarmaya çalışmışlardır. Bu çalışmada Atina Elçiliği aracılığı ile Yunan makamları ile yürütülen diplomatik temaslar, bölgeye gönderilen başkatip Henry Bey’in yaptığı incelemeler ve merkeze sunduğu raporlar aracılığıyla Teselyalı Müslümanların durumu gözler önüne serilmeye çalışılmıştır. Atina Elçiliği tarafından alınan düzenleyici ve koruyucu tedbirlerin ne olduğu belirtilmiştir. Bu makale 1897 Teselya savaşı ve sonrasındaki nüfus hareketlerini, Müslümanların yaşadığı maddi-manevi zorlukları ve Osmanlı diplomasisinin koruma işlevini arşiv belgeleri ve elçilik raporları ışığında inceleyerek dönemin Osmanlı-Yunan ilişkilerine yeni bir bakış açısı sunmayı amaçlamaktadır.
Osmanlı-Yunan İlişkileri Atina Elçiliği Diploması Elçi Teselya Müslümanları
The Greco-Turkish War of 1897 concluded with a decisive military victory for the Ottoman Empire. However, the subsequent intervention and pressure from the European powers significantly curtailed the advantages of this succes after prolonged negotiations, the Treaty of Constantinople was signed on 4 December 1897. the Treaty of Constantinople was signed on 4 December 1897. According to the treaty, Thessaly was ceded to Greece with minor border adjustments, and the Ottoman Empire’s triumph on the battlefield was largely neutralized at the diplomatic table. Furthermore, the Ottomans agreed to evacuate Thessaly one month after Greece began paying the stipulated war indemnity. This process marked a turning point in the demographic, socio-economic, and cultural life of the Muslim population that had resided in Thessaly for centuries. The Muslim community suffered from property losses, displacement, and forced migration, while also enduring profound psychological hardships such as the erosion of social status, identity, and sense of belonging. Meanwhile, the Greeks sought to avenge the material and moral damages they had suffered during the war by targeting the already diminished Muslim minority in the region. This study examines the grievances of the Thessalian Muslims through the diplomatic contacts carried out by the Ottoman Embassy in Athens, the investigations conducted by First Secretary Mr. Henry, and the detailed reports he submitted to the central government. It also discusses the regulatory and protective measures taken by the Ottoman Embassy. By analyzing archival documents and embassy reports, this article aims to shed light on the post-war population movements, the material and moral damages experienced by the Muslim community, and the protective role of Ottoman diplomacy, thereby offering a new perspective on Ottoman-Greek relations of the period.
Ottoman-Greek Relations Athens Embassy Diplomacy Ambassador Thessaly Muslims
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Yakınçağ Tarihi (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 19 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 20 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.70819/kares.1787492 |
| IZ | https://izlik.org/JA76KG98XR |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 3 Sayı: 2 |