Son çeyrek asırda hızla dijitalleşen dünyada devletlerin, vatandaşlarıyla kurduğu ilişki şekli köklü bir biçimde değişime uğramıştır. E-Devlet gibi dijital kamu hizmet platformları, kamu hizmetlerinin vatandaşlara ulaştırılmasını hızlandırırken bireylerin kişisel verileri, devletin denetimi ve tasarrufu altına giren stratejik birer kaynağa dönüşmektedir. Bu durum; mahremiyet, veri güvenliği ve kamusal etik kavramları arasındaki sınırların yeniden tanımlanması ihtiyacını doğurmuştur. Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Hindistan ve Çin gibi gelişmiş uluslararası organizasyon ve ülkeler, birbirinden farklı dijital devlet modellemelerini ortaya koyarak verilerin korunması noktasında önemli farklılıklar göstermektedirler. Bu çalışmada, söz konusu modeller karşılaştırmalı bir yöntem ile incelenerek dijital kamu hizmetleri platformlarının etik temelleri, mahremiyet politikaları ve gözetim rejimleri analiz edilmiştir. Çalışma, gözetim toplumu ve gözetim kapitalizmi gibi kuramsal altyapılar eşliğinde zenginleştirilmiş ve bireyin dijital çağda sahip olduğu kırılgan ve hassas konumu ele alınmıştır. Veri yönetimi ile kamu yararı arasındaki etik temelli tartışmalar sorgulanarak dijital devlet ekosisteminin güven inşa eden, hakları esas alan ve topluma hesap verebilen bir yapıda olması için çözüm önerileri sunulmaktadır.
Dijital Devlet Mahremiyet Veri Güvenliği Etik Gözetim Kapitalizmi
In the rapidly digitalizing world of the last quarter century, the nature of the relationship between states and their citizens has undergone a profound transformation. Digital public service platforms such as e-Government have accelerated the delivery of public services to citizens, while individuals’ personal data have turned into strategic resources under the control and discretion of the state. This development has necessitated a redefinition of the boundaries between privacy, data security, and public ethics. Advanced international organizations and countries such as the European Union, the United States, India, and China have presented distinct models of digital governance, exhibiting significant differences in their approaches to data protection. This study employs a comparative method to examine these models and analyzes the ethical foundations, privacy policies, and surveillance regimes of digital public service platforms. Enriched by theoretical frameworks such as surveillance society and surveillance capitalism, the study addresses the fragile and sensitive position of the individual in the digital age. Ethical debates surrounding data management and the public good are explored, and solutions are proposed to ensure that the digital state ecosystem operates in a manner that builds trust, upholds rights, and remains accountable to society.
Digital State Privacy Data Security Ethics Surveillance Capitalism
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Bilgisayar Sistemlerinin Adalet, Hesap Verebilirlik, Şeffaflık, Güven ve Etiği |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 24 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.58307/kaytek.1711405 |
| IZ | https://izlik.org/JA53ET46EU |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 8 Sayı: 1 |