On beş ve on altıncı yüzyıllarda ya da daha kesin bir ifadeyle İstanbul’un 1453’teki fethinden sonra Osmanlı İmparatorluğu artmakta olan politik gücü sayesinde yalnızca İslam dünyasının değil, genel olarak o zamanki dünyanın da en önemli devletlerinden biri hâline geldi. Osmanlı İmparatorluğu, içinde gayrimüslim halkların da olduğu çok etnisiteli bir devlet olmasına rağmen, onun kültürel gelişiminde belirleyici olan şey, İslami kültür dünyasına ait olma bilinciydi. Bundan dolayı Osmanlıların İslam edebiyatı ve sanatının büyük klasik eser-leriyle yoğun bir temas içinde olması kaçınılmazdı. Bu tesiri, İslami edebiyata dayanarak oluş-turdukları kendi edebiyatlarının temellerinde de gördüler. Akademik literatürde Acemikül-türünün, yani İran ve Maveraünnehir kültürünün Osmanlı İmparatorluğu üzerindeki etkisi sık sık vurgulanmıştır. Tıpkı Osmanlı İmparatorluğu’ndaolduğu gibi ele aldığımız zaman di-liminde bu bölgelerin de devlet yönetiminde Türkler vardı. Bu dönemde Türklerin sadece si-yasi veya askerî olarak değil aynı zamanda kültürel anlamda da etkili oldukları açıktır. Bu sebeple Bernard Lewis’in dediği gibi İran ve Orta Asya’daki “Türk-Acem Kültürü”nün1Os-manlı İmparatorluğu üzerindeki etkisinden bahsetmek daha doğrudur. Çünkü bu kültürün gerek Doğu’da gerek Batı’da şekillenmesine Türkler de Acemler gibi katkıda bulunmuştur. Her iki halkın bunda ne kadar pay sahibi olduğunu saptamak ise çok zordur. Bu durum ba-sitleştirilmiş bir şekilde belki de şöyle ifade edilebilir: Osmanlı İmparatorluğu’nda Türkçenin ön planda olduğu bir Türk-Acem kültürü karşımıza çıkarken İran ve Maveraünnehir’de ise Farsçanın hâkim olduğu bir Acem-Türk kültürü ile karşı karşıyayız. Bu karma kültürün taşı-yıcılarının etnik aidiyetlerini bu kişilerin yazı diline göre belirlemek gibi bir temayül vardır: Buna göre, Farsça yazan Acem, Türkçe yazansa Türk’tür. Peki ya bu durumda iki dillileri ne-reye koymak gerekiyor? Muhtemelen onların da sayısı az değildi, ki metnin ilerleyen bölüm-lerinde bu kişilerin bazılarıyla karşılaşacağız
On beş ve on altıncı yüzyıllarda ya da daha kesin bir ifadeyle İstanbul’un 1453’teki fethinden sonra Osmanlı İmparatorluğu artmakta olan politik gücü sayesinde yalnızca İslam dünyasının değil, genel olarak o zamanki dünyanın da en önemli devletlerinden biri hâline geldi. Osmanlı İmparatorluğu, içinde gayrimüslim halkların da olduğu çok etnisiteli bir devlet olmasına rağmen, onun kültürel gelişiminde belirleyici olan şey, İslami kültür dünyasına ait olma bilinciydi. Bundan dolayı Osmanlıların İslam edebiyatı ve sanatının büyük klasik eser-leriyle yoğun bir temas içinde olması kaçınılmazdı. Bu tesiri, İslami edebiyata dayanarak oluş-turdukları kendi edebiyatlarının temellerinde de gördüler. Akademik literatürde Acemikül-türünün, yani İran ve Maveraünnehir kültürünün Osmanlı İmparatorluğu üzerindeki etkisi sık sık vurgulanmıştır. Tıpkı Osmanlı İmparatorluğu’ndaolduğu gibi ele aldığımız zaman di-liminde bu bölgelerin de devlet yönetiminde Türkler vardı. Bu dönemde Türklerin sadece si-yasi veya askerî olarak değil aynı zamanda kültürel anlamda da etkili oldukları açıktır. Bu sebeple Bernard Lewis’in dediği gibi İran ve Orta Asya’daki “Türk-Acem Kültürü”nün1Os-manlı İmparatorluğu üzerindeki etkisinden bahsetmek daha doğrudur. Çünkü bu kültürün gerek Doğu’da gerek Batı’da şekillenmesine Türkler de Acemler gibi katkıda bulunmuştur. Her iki halkın bunda ne kadar pay sahibi olduğunu saptamak ise çok zordur. Bu durum ba-sitleştirilmiş bir şekilde belki de şöyle ifade edilebilir: Osmanlı İmparatorluğu’nda Türkçenin ön planda olduğu bir Türk-Acem kültürü karşımıza çıkarken İran ve Maveraünnehir’de ise Farsçanın hâkim olduğu bir Acem-Türk kültürü ile karşı karşıyayız. Bu karma kültürün taşı-yıcılarının etnik aidiyetlerini bu kişilerin yazı diline göre belirlemek gibi bir temayül vardır: Buna göre, Farsça yazan Acem, Türkçe yazansa Türk’tür. Peki ya bu durumda iki dillileri ne-reye koymak gerekiyor? Muhtemelen onların da sayısı az değildi, ki metnin ilerleyen bölüm-lerinde bu kişilerin bazılarıyla karşılaşacağız
Birincil Dil | İngilizce |
---|---|
Konular | Osmanlı Sahası Klasik Türk Edebiyatı, Klasik Türk Edebiyatı, Türk Dili ve Edebiyatı (Diğer) |
Bölüm | Çeviri |
Yazarlar | |
Çevirmenler |
Aysu Akcan
Bu kişi benim
Ercan Akyol
Bu kişi benim
|
Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2021 |
Yayımlandığı Sayı | Yıl 2021 Cilt: 1 Sayı: 2 |