İngiliz Aydınlanma Düşünürlerinde “İslam” Algısı

Sayı: 77 1 Ocak 2015
Muhsin Altun
PDF İndir
TR EN

İngiliz Aydınlanma Düşünürlerinde “İslam” Algısı

Öz

İslam, Haçlı Seferleri, Osmanlı fetihleri ve Batı Afrika’daki korsanlık faaliyetleri yanında, sömürgecilik öncesi “karşılaşmalar” yoluyla da Avrupa halklarının ortak muhayyilesinde belirgin bir rol oynadı. İslam araştırmalarındaki artışın eşlik ettiği bu karşılaşmalar, İslam’ın dinsel ve/veya düşünsel tasavvurları cezbedebileceğini, hatta bazı olumlu algıların oluşmasına katkıda bulunabileceğini gösterdi. Bu durum özellikle İngiliz Aydınlanması için geçerliydi; bilhassa Osmanlı İmparatorluğu ve Hindistan’daki “Anglo-İslami” karşılaşmalar, İslam tek tanrıcılığından esinlenen radikal Protestan yorumların ortaya çıktığı, buna karşılık ortodoks Anglikanların da muhaliflerin devletten ve kiliseden dışlanmasını haklı göstermek için “Müslüman Hıristiyanlar” umacısından yararlandığı bir döneme denk düşmüştü. Söz konusu karşılaşmaların karmaşık etkisi, önde gelen İngiliz Aydınlanma düşünürlerinin yazdıklarında da gözlenebilir. Onların İslam algısı, din ve tanrısal varlığa ilişkin görüşleri ile yaşadıkları toplumdaki genel İslam algısının bir uzantısı idi. Yine de İslam’a yönelik değerlendirme ve eleştirileri Hıristiyan ortodoksisine nispetle ikincil düzeyde kaldı. Sapkınlıkla, hatta Müslüman olmakla suçlanma pahasına Hıristiyanlığın akla uygunluğunu tanıtlamaya girişen Locke, hoşgörüyü İslam da dahil olmak üzere bütün dinlerin eşit muamele görmesini destekleyen bir ilke olarak tanıttı. Hume, tek tanrılı dinler arasında ayrım yapmaksızın dini konulara şüpheci, hatta bazen “pejorative” bir şekilde yaklaştı. İslam’a bazı iğneleyici nükteler ve ironik göndermeler yapan Hume, cesaret, akla uygunluk ve hoşgörü bakımından çok tanrılı-pagan dinleri daha övgüye değer buluyordu. Kesin bir şekilde reddettiği dinlere karşı Deizm’i öneren Paine, mevcut dinlerin saçmalığını göstermeye girişirken İslam’daki bazı inanış ve pratiklerden de örnekler getirir. Müsamahakâr, Kuşkucu ve Deist bakış açılarını temsil eden farklı yaklaşımlarına rağmen, akıl yürütme ve deneyim yoluyla Tanrı’nın kavranabileceği konusunda her üç düşünürün de hemfikir olduğu kaydedilmelidir

Anahtar Kelimeler

İslam,İngiliz Aydınlanması,Locke,Paine,Hume

Kaynakça

  1. Almas, L. M. (1999). Early Modern English Understanding of Islam through the 1649 Alcoran of Mahomet. http://lib.dr.iastate.edu/cgi/viewcontent.cgi?article=1167&context=rtd (01.12.2014).
  2. Andre, S. (1993). Was Hume An Atheist? Hume Studies, Volume XIX, Number 1 (April, 1993), 166.
  3. Bald, M. (2006). Banned Books: Literature Suppressed on Religious Grounds. USA: Facts on File.
  4. Champion, J. A. I. (1992).The Pillars of Priestcraft Shaken: The Church of England and its Ene- mies 1660-1730. UK: Cambridge UP.
  5. Covel, J. (2011). Bir Papazın Osmanlı Günlüğü (Çev. N. Özmelek). İstanbul: Dergâh.
  6. Çelebi, E. (2011). Kuşkucu Ve Agnostik Tutum Bakımından David Hume’un Din Eleştirisine
  7. Eleştirel Bir Bakış. Felsefe ve Sosyal Bilimler Dergisi, 2011 Bahar, sayı: 11, 25-40.
  8. Duman, F. (2006). Akılcılık Bağlamında İki Aydınlanma Geleneği. AÜ SBF Dergisi, Cilt: 61, Sayı: 1, 117-151.
  9. Falk, R. (1938). Thomas Paine: Deist or Quaker. Pennsylvania Magazine of History and Biog- raphy. Vol.62, issue 1, January, 1938, 52-63.
  10. Feingold, M. (2013). “The Turkish Alcoran’: New Light on the 1649 English Translation of the Koran.Huntington Library Quarterly. Vol. 75, No. 4, 475-501.

Kaynak Göster

APA
Altun, M. (2015). İngiliz Aydınlanma Düşünürlerinde “İslam” Algısı. Liberal Düşünce Dergisi, 77, 133-164. https://izlik.org/JA96PE65FE