Kürt sorununun nasıl ve ne şekilde çözülmesi gerektiği yıllardır tartışılıyor. Konunun tanımında nasıl uzunca bir süre ortak bir noktaya varılamadıysa, aynı şekilde çözümünde de uzlaşma gerçekleşmiyor. Türkiye’de hâlâ önemli bir kesim mevcut inkar, baskı ve asimilasyon politikalarının devamını istiyor. Kürt sorununu sadece “ayrılıkçı, bölücü” bir terör sorunu olarak görenler askeri güvenlik tedbirlerinden başka bir anlayışa yanaşmıyor. Kürt kimliği ile ilgili her türlü talep bölücülükle itham edilip damgalanıyor. En küçük bir demokratik açılımın daha sonra diğer talepleri tetikleyeceği, kültürel bireysel hakların grup haklarına, grup haklarının etnik federasyona, onun da bir adım sonrasında bağımsız Kürdistan’a dönüşeceği paranoyası uykuları kaçırıyor. Ortadoğu’nun insanına, kültürüne, tarihine yabancı ve düşman statüko yanlıları ile onların borazanları “miğferli medya”, sürekli olarak korku pompalıyor.
Birincil Dil | Türkçe |
---|---|
Bölüm | Research Article |
Yazarlar | |
Yayımlanma Tarihi | 1 Haziran 2009 |
Yayımlandığı Sayı | Yıl 2009 Sayı: 50 |