Her zaman insanlara hizmet ettiği düşünülen doğanın, insan varlığı nedeniyle beklenmedik ölçüde zarar görebildiği, kaynakların hızla tükendiği ve geri dönüşü olmayan bir noktaya ulaşma olasılığının hızla arttığı bir dönemde yaşamaktayız. Bu farkındalığın oluşması ile 1970’li yılların başında çevreye duyarlı yaklaşımların küresel düzeyde ilk kez gündeme geldiği Stockholm Konferansı, biyolojik çeşitlilik ve ekosistem hizmetlerinin insan yaşamına olan büyük etkisini gözler önüne sermiştir. İlerleyen dönemde, doğaya verilen değer 1992 Rio Zirvesi ile çok katılımlı ve geliştirilmeye açık resmi bir boyut kazanmıştır. Zirvenin üç önemli çıktısından biri olan Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi kapsamlı ve özgün yapısı ile referans bir belge konumundadır. Devamında Küresel ölçekte geniş kabul gören Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, Aichi Biyoçeşitlilik Hedefleri ve Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi koruma, uygulama yöntemleri, iş birliği, bilgi paylaşımı ve izleme gibi alanlarda birbiriyle örtüşen önemli çıktılar sunmaktadır. 2025 Şubat ayı itibariyle, ağırlıklı olarak finansal konulara öncelik veren Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi 16. Taraflar Konferansı Kararları ise ciddi tespitlerde bulunan ve ilkesel olarak yön gösterici politika belgelerini tamamlayan niteliktedir. Avrupa Birliği ise 2030 yılını hedefleyen Biyoçeşitlilik Stratejisi ile küresel kararlara yol gösterici önemli bir destek mekanizması oluşturmuştur. Bu çalışmada, küresel ölçekte biyoçeşitlilik sözleşme, anlaşma ve biyoçeşitlilik politikaları ile bunlara bilimsel anlamda yön veren teknik raporlar dikkate alınarak biyoçeşitlilik koruma yönetimi çerçevesi gözden geçirilmiş ve birbiri ile örtüşme durumu incelemiştir. Güçlü ve pragmatik girişimleri nedeniyle Avrupa Birliği stratejik çıktılarını da dikkate alan bu çalışma da nitel araştırma yöntemlerinden olan literatür taraması ve karşılaştırmalı analiz yöntemini kullanmıştır.
Biyolojik Çeşitlilik Avrupa Birliği Biyoçeşitlilik Politikaları Biyoçeşitlilik Stratejileri Sürdürülebilir Kalkınma.
We live in a time when nature, which has historically been considered to serve humans, can be harmed to an unexpected degree by the human presence, and resources are rapidly depleted with an increasing likelihood of reaching a point of no return. This awareness was nurtured in the early 1970s, when environmentally sensitive approaches initially gained prominence on the global agenda at the Stockholm Conference in 1972. The foundations laid by the Stockholm Conference revealed the substantial influence of biological diversity and ecosystem services on human life. Thereafter, the emphasis put on nature attained an official dimension with a multi-participatory initiative and openness to further development at the 1992 Rio Summit. The Convention on Biological Diversity, one of the three key outcomes of the summit, served as a reference document with its extensive and unique structure. Subsequently, the United Nations Sustainable Development Goals, the Aichi Biodiversity Targets, and the Kunming-Montreal Global Biodiversity Framework, which have gained widespread global acceptance, attained significant and overlapping outcomes in areas such as conservation, implementation methods, cooperation, information sharing, and monitoring. Finally, as of February 2025, the COP 16 Decisions of the Conference of the Parties to the Convention on Biological Diversity, which prioritized financial issues, have made significant observations and complemented the guiding policy documents in principle. Members of the European Union have developed a significant support mechanism to guide global decisions with the Biodiversity Strategy targeting 2030. This study reviewed the biodiversity conservation management framework and scrutinized the overlap by considering global biodiversity conventions, agreements, and biodiversity policies, as well as the technical reports that provide scientific guidance for them. The study also discussed the strategic outcomes of the European Union, thanks to its robust and pragmatic initiatives, using qualitative research methods such as literature reviews and comparative analyses.
Biodiversity biodiversity policies European Union biodiversity strategies sustainable development.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Avrupa Çalışmaları |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 31 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 29 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 17 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.29228/mjes.475 |
| IZ | https://izlik.org/JA79TS54JD |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 33 Sayı: 2 |