Sosyal konut alanları yalnızca barınma ihtiyacını karşılayan yapılar değil, aynı zamanda bulundukları kentsel çevreyle etkileşim içinde olan mekânlardır. Etkileşim, kullanıcıların kentle bütünleşmesini, hizmetlere erişimini ve sosyal yaşama katılımını doğrudan etkilemektedir. Bu bağlamda çalışmada, İstanbul’un Başakşehir ilçesi Kayaşehir bölgesinde bulunan sosyal konut binalarının kentsel çevreyle etkileşme potansiyeli, kullanıcı ihtiyaçlarına uygunluğu, binalar ile çevrelerindeki açık alanlar arasındaki mekansal ve hareketli etkileşim ele alınmaktadır. Yapılan analizler, özellikle Toplu Konut İdaresi projelerinde tekrarlayan, standartlaşmış tasarımların mekânsal kimlik, etkileşim ve yaşam kalitesi açısından yetersiz kaldığını göstermiştir. Buna karşılık, Emlak Konut örneği, sınırlı da olsa çevresiyle daha uyumlu çözümler sunarak sosyal konutlarda yer üretimi kavramının önemini vurgulamaktadır. Sosyal konut projelerinin başarısı için çevresiyle fiziksel ve sosyal bütünleşmeyi sağlayan tasarım yaklaşımlarının benimsenmesi ve kullanıcı ihtiyaçlarını merkeze alan katılımcı planlama süreçlerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, kamusal alan kullanımı, erişilebilirlik ve sosyal donatılar gibi unsurların bütüncül bir yaklaşımla ele alınması büyük önem taşımaktadır.
Social housing areas are not merely structures that meet the need for shelter; they are also spaces that interact continuously with their surrounding urban environment. This interaction directly influences residents’ integration with the city, access to services, and participation in social life. In this context, the study examines the potential of social housing projects located in the Kayaşehir district of Başakşehir, Istanbul, to interact with the urban environment, their suitability to user needs, and the spatial and dynamic relationships between the buildings and the surrounding open spaces. The analyses reveal that the repetitive and standardized design approach commonly seen in Mass Housing Administration projects is inadequate in terms of spatial identity, interaction, and quality of life. In contrast, the Emlak Konut example, though limited, offers more compatible solutions with its surroundings, emphasizing the importance of the concept of “place-making” in social housing developments. For the success of social housing projects, it is necessary to adopt design approaches that ensure physical and social integration with the surrounding environment and to develop participatory planning processes centered on user needs. Moreover, elements such as the use of public spaces, accessibility, and social amenities must be addressed through a holistic approach.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Politika ve Yönetim (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 12 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 22 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 24 |