Bu çalışma, Avrupa Yükseköğretim Alanı'ndaki (EHEA) Yetkinlik Temelli Müfredat (YTM) ve İşyerine Entegre Öğrenme (WIL) paradigmalarının entegrasyonunu politik, pedagojik ve sosyoekonomik açılardan derinlemesine analiz etmiştir. Yükseköğretim politikası, 20. yüzyılın sonlarından bu yana, vatandaşlık ve işgücü piyasası gereksinimlerine odaklanan, hükûmetler arası Bologna Süreci ve Avrupa Komisyonu mevzuatı olmak üzere çift kanallı bir gelişim göstermiştir. Araştırmanın temel amacı, bu politikaların Mesleki Yükseköğretim Kurumlarının (PYÖK) uygulamaya dayalı misyonunu nasıl şekillendirdiğini ve YTM'nin uygulamadaki yapısal engellerini incelemek olmuştur. WIL'in, öğrencilerin bilgiyi deneyimler ve yansıtma yoluyla aktif olarak inşa etmesini gerektiren Yapılandırmacılık ilkeleri doğrultusunda, teori-pratik arasındaki boşluğu kapatmadaki kritik rolü belirlenmiştir. Ancak, öğretmen hazırlığının yetersizliği ve kaynak eksikliği gibi yapısal uygulama engelleri, sosyal kapsayıcılık hedeflerini baltalamıştır. Almanya'daki OECD verilerine dayanan durum analizi, yükseköğretimin getirisinin, marjinal işsizlik azalmasından ziyade, üst ortaöğretim mezunlarına kıyasla elde edilen önemli kazanç priminde (%50) yattığını ortaya koymuştur. Rapor, YTM'nin başarıya ulaşması ve sosyal eşitliğin sağlanması için kurumsal adaptasyon, öğretim kapasitesinin geliştirilmesi ve sistematik paydaş uyumuna yönelik stratejik öneriler sunmuştur.
Yetkinlik Temelli Eğitim İşyerine Entegre Öğrenme Yapısal Farklılaşma
This study provides a detailed analysis of the integration of the Competency-Based Curriculum (CBC) and Work-Integrated Learning (WIL) paradigms within the European Higher Education Area (EHEA), examined through political, pedagogical, and socioeconomic lenses. European higher education policy has pursued a twin-track approach since the late 20th century, comprising the inter-governmental Bologna Process (Bologna Declaration, 1999) and European Commission legislation, both prioritizing competence development aligned with citizenship and labor market requirements (Winter, 2017, p. 608). The core aim of this research has been to examine how these policies shape the applied mission of Professional Higher Education Institutions (PYÖK/UAS) and to scrutinize the structural barriers impeding CBC implementation. WIL, underpinned by Constructivist principles, requires students to actively construct knowledge through deliberate experience and reflection, thus confirming its pivotal role in bridging the theory-practice gap (Jackson, 2016, p. 835; Doe, 2024). However, global findings indicate that structural implementation challenges, such as inadequate teacher preparation and resource deficiencies, have undermined the achievement of social inclusion goals (Mpofu & Sefotho, 2024, Art. a1268). A case study utilizing OECD data for Germany demonstrates a paradox: the primary return on tertiary education, in contexts featuring robust Vocational Education and Training (VET) systems, lies in a substantial earnings premium (50% increase compared to upper secondary graduates) rather than marginal reductions in unemployment (OECD, 2025, Figure 2). The report concludes with strategic recommendations focusing on enhanced institutional capacity, multi-stakeholder alignment, and resource optimization to ensure successful CBC implementation and robust social equity.
Competency-Based Curriculum Work-Integrated Learning Structural
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Yönetim ve Organizasyon Eğitimi |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 4 Aralık 2025 |
| Kabul Tarihi | 27 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 5 Sayı: 1 |