This study argues that Hegira date differences in Ottoman sources should be understood as evidence of a negotiated and pluralistic understanding of time, rather than be dismissed as scribal errors. It examines the structural tension between calendars based on theoretical calculations, prepared by court astronomers (müneccimbaşı), and the practical, observation-based timekeeping employed by state officials and chroniclers. By focusing on the deaths of Sultan Mustafa II in 1703 and Sultan Ahmed III in 1736, this article analyzes the contradictory dates found in chronicles, diaries, and archival documents to explain why a single event was recorded on different days of the month.
The sources demonstrate that even within the imperial capital, multiple and often conflicting lunar dating practices coexisted. However, they show a firm consensus on the day of the week, revealing that the seven-day cycle provided a stable framework that prevented this flexible timekeeping system from descending into chaos. In one instance, an official court historian’s deliberate use of an ambiguous date can be interpreted as a sophisticated historiographical strategy for navigating these temporal inconsistencies. By treating such discrepancies as primary evidence rather than anomalies, this study offers new insights into the limits of central authority, the nature of recordkeeping, and the construction of historical narratives in the Ottoman Empire. This approach holds broader implications for the study of time in other pre-modern societies.
Ottoman Empire Timekeeping Hegira Calendar 18th Century Historiography Chronology
Bu çalışma, Osmanlı kaynaklarındaki Hicri tarih farklılıkların katip hatası olarak göz ardı edilmemesi, bunun yerine müzakereye dayalı ve çoğulcu bir zaman anlayışının kanıtı olarak anlaşılması gerektiğini savunur. Çalışma, müneccimler tarafından hazırlanan ve teorik hesaplamaya dayalı takvimler ile devlet görevlileri ve vakanüvisler tarafından kullanılan pratik, gözleme dayalı zaman tutma pratiği arasındaki yapısal gerilimi inceler. 1703’te Sultan II. Mustafa ve 1736’da Sultan III. Ahmed’in ölümlerine odaklanan bu makale, bu dönemde yazılmış kronik, günlük ve arşiv belgelerindeki çelişkili tarihleri analiz ederek neden aynı olayın ayın farklı günleriyle kaydedildiğini açıklar.
İmparatorluk başkentinde bile, birbiriyle çelişen birden fazla kameri tarihlendirme pratiği bulunmasına rağmen, kaynaklar haftanın günü konusunda fikir birliği göstermektedir. Bu durum, yedi günlük hafta döngüsünün, esnek zaman tutma sisteminin kaosa sürüklenmeden işlemesini sağladığını ortaya koyar. Bir vakada resmi saray tarihçisinin kasıtlı olarak muğlak tarih vermesi, bu zamansal tutarsızlıkların üstesinden gelmek için kullanılan sofistike bir tarihyazımı stratejisi olarak düşünülebilir. Bu tarz farklılıkları anormallik yerine birincil kanıt olarak ele alan bu çalışma, Osmanlı İmparatorluğu’nda merkezi otoritenin sınırları, kayıt tutma pratiklerinin doğası ve tarihsel anlatıların inşası hakkında yeni bakış açıları sunar. Bu yaklaşım, diğer modern öncesi toplumlar üzerine yapılan zaman çalışmaları için de daha geniş çıkarımlar barındırır.
Osmanlı İmparatorluğu Zaman Ölçümü Hicri Takvim 18. Yüzyıl Tarihyazımı Kronoloji
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Yakınçağ Osmanlı Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 30 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 5 Sayı: 9 |