Oğuzlar, Doğu Avrupa bozkırlarında 9. yüzyılın sonlarından 11. yüzyılın ortalarına kadar, görece kısa sayılabilecek bir süre boyunca varlık göstermişlerdir; bu nedenle arkeolojik açıdan çok az iz bırakmışlardır. Erken Oğuzlara ait arkeolojik miras üzerine Türkiye’deki bilimsel alanyazında bugüne kadar herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Bu makale, söz konusu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Erken Oğuzlara atfedilebilecek arkeolojik buluntuları konu alan ilk çalışmalar ancak 1950–1960’lı yıllarda gerçekleştirilmiş; bu araştırmalar, Hazar Denizi’nin kuzey kıyılarında keşfedilen, askerî yönetici sınıfa ait, zengin buluntular içeren kurgan mezarlarının tanıtımına odaklanmıştır. Takip eden on yıllarda, Prut ve Dinyester Nehirleri arasındaki bölgede ve günümüz Bulgaristan topraklarında da Oğuzlara atfedilen yeni mezarlar keşfedilmiştir. Bu makalede, bugüne kadar Doğu Avrupa genelinde bilinen tüm Oğuz mezarları sistematik analiziyle, defin adetleri ve maddi kültürlerinin karakteristik özellikleri ayrıntılı biçimde incelenmektedir. Ayrıca Hazar kıyısındaki en önemli mezarları ve Oğuzların Karpat Havzası’ndaki izlerini de tanıtmayı amaçlamaktadır. Araştırmacılar, Oğuzlara ve Peçeneklere atfedilen, büyük ölçüde benzerlik gösteren buluntuları çoğunlukla birlikte değerlendirmiştir. Bu çalışma ise, defin geleneklerinin ayrıntılı analizi yoluyla Oğuzlar ile Peçenekler arasındaki gömme uygulamalarına dair farklılıkları tespit etmeyi hedeflemektedir.
Oğuzlar Doğu Avrupa arkeoloji gömme gelenekleri maddi kültür
The Oghuz tribes were present on the Eastern European steppe from the late 9th to the mid-11th centuries –a relatively short period, which helps explain the limited number of archaeological finds they left behind. To date, no comprehensive study of the archaeological heritage of the early Oghuz has been produced in the Turkish academic literature. This article aims to fill that gap. The earliest scholarly investigations into the early Oghuz – primarily undertaken within the framework of Soviet archaeology – began only in the 1950s and 1960s. These initial studies focused predominantly on richly furnished kurgan burials uncovered along the northern shores of the Caspian Sea, which have been attributed to the military-administrative elite. In the following decades, further Oghuz-related graves were excavated in the region between the Prut and Dniester Rivers, as well as within the territory of present-day Bulgaria. This article offers a systematic analysis of all Oghuz burials identified thus far in Eastern Europe, aiming to outline the characteristic features of their funerary practices and material culture. It also highlights the most significant graves discovered along the Caspian littoral and examines evidence from the Carpathian Basin that may be associated with Oghuz presence. Until now, scholars have tended to assess the material remains of the Oghuz and Pechenegs jointly, owing to the substantial similarities between them. This study, however, seeks to identify and interpret the distinctions between their respective burial customs.
Oghuz Eastern Europe archaeology burial customs material culture
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sanat Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 13 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.60051/medbel.1820210 |
| IZ | https://izlik.org/JA52TD23CP |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 5 Sayı: 9 |