24 Temmuz 1923’te, Lozan Barış Konferansı’nda Türkiye’yi temsil eden Dışişleri Bakanı İsmet Paşa, TBMM Başkanı ve Başkomutan Mustafa Kemal’in kendisine gönderdiği altın dolmakalemle Lozan Antlaşması’nı imzalamıştır. İsmet Paşa Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihe karıştığı, yeni Türk devletinin doğduğu bu antlaşmaya imza atabilmek için 8 ay geceli gündüzlü çalışmayla geçen yorucu bir süreçten geçmiştir.
Türkiye 21 Kasım 1922’de başlayan Lozan Barış Konferansı’nda İtilaf Devletleri’yle müzakere masasına oturmuştur. İlk dönem Lozan Barış Konferansı 31 Ocak 1923’e kadar sürmüş, ilk dönemin bu son oturumunda İtilaf Devletleri Türk tarafına, Türkiye’nin bağımsızlığını ve ulusal egemenliğini hiçe sayan, Sevr’in değişik bir versiyonunu taslak antlaşma olarak sunmuşlardır. Aslında bu taslak antlaşma konferansı sadece çıkmaza sürükleyen bir belge olmuştur. Türk heyeti başkanı İsmet Paşa, İtilaf Devletleri’nin imzalanmaması halinde savaş çıkabilir sözlerine rağmen taslak antlaşmayı reddetmiş ve müzakereler 4 Şubat 1923 tarihinde resmen kesintiye uğramıştır. Kesinti döneminde Türkiye’de hem iç siyaset hem de dış politika bakımından önemli gelişmeler yaşanmıştır. Bu çalışmanın temel hedefi, Lozan Barış Konferansı müzakerelerine ara verilen dönemde Türkiye’de yaşanan siyasal ve diplomatik gelişmelerin, konferansın ikinci döneminin şekillenmesinde nasıl bir rol oynadığını analiz etmek olmuştur. Bu temel hedefin yanı sıra, Türkiye’nin ara dönemde İtilaf Devletleri’yle ilişkilerinin, bu bağlamda dış politika hamlelerinin konferansın ikinci dönemi ile nasıl eklemlendiğini ele almak olmuştur.
Yapılan araştırma sonucunda, Lozan Barış Konferansı’na ara verilen dönemde, Türkiye’de meydana gelen her bir siyasal ve diplomatik gelişmenin, konferansın ikinci dönemine yönelik stratejik bir hazırlık ve konumlanma sürecinin parçası niteliği taşıdığını ortaya koymuştur.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Yakınçağ Tarihi (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 7 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.60051/medbel.1824449 |
| IZ | https://izlik.org/JA37EP72RP |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 5 Sayı: 9 |