Hukuk yargılamasında davaya bakacak olan görevli mahkemenin tespiti, adil bir yargılama için kritik öneme sahiptir. Bu durum Anayasa’nın “Kanuni hâkim güvencesi” başlıklı 37. maddesinde “Hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz. Bir kimseyi kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.” şeklinde özellikle vurgulanmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 1 gereğince bir davanın hangi mahkemede görüleceği kanunla belirlenir ve kamu düzenini ilgilendirir. Görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olmasının doğal bir sonucu olarak davanın görevli mahkemede görülmesi gerekliliği dava şartları arasında açıkça sayılmıştır (HMK m. 114/c). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, bir mahkemenin açılmış olan davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, yargılamanın her aşamasında dava şartlarının eksiksiz olup olmadığını re’sen araştırıp incelemek durumunda olup; bu konuda uyuşmazlık taraflarının istem ve beyanları ile bağlı değildir. Bundan mütevellit uzun bir yargılama süreci sonunda verilen karar, temyiz aşamasında dahi esas hakkında karar veren mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı eksikliğinden bozulabilmekte ve yargılama süreçleri görevli mahkemede yeniden tekrarlanabilmektedir. Bu durum usûl ekonomisine aykırılık teşkil edeceği gibi yargıya duyulan güveni zedeleyecek niteliktedir. Davaya bakacak olan görevli mahkemenin belirlenmesindeki yanlışlıklar ve bu durumun geç tespit edilmesinden kaynaklı meydana gelecek olan sorunların çözümünde teknolojik gelişmelerden bu çerçevede yapay zekâ teknolojilerinden yararlanmak yararlı olacak ve katkı sağlayacak niteliktedir. Bu makalede, yapay zekânın dava ve cevap dilekçelerinden görevli mahkemeyi tespit etmesi ve hâkimlerin sadece bu tespiti denetlemesine yönelik bir model önerilmektedir. Önerilen modelin işleyişi, olası hukukî dayanakları, yargılama sürecine katkısı ve adil yargılamaya etkileri bu kapsamda ele alınacaktır. Belirtmek isteriz ki burada bir öneri söz konusu olup tartışmaya açıktır. Ayrıca bu modellemede aynı zamanda tüm inisiyatifin yapay zekâya bırakılması değil, ondan yararlanılması ve sürecin sağlıklı, kısa sürede sonuçlanacak şekilde yürütülmesi söz konusudur.
Yapay zekâ Görevli mahkeme Medeni Usûl Hukuku Hukukta dijitalleşme Makine öğrenimi
The determination of the competent court in civil litigation is of fundamental importance for the assurance of a fair trial. This principle is enshrined in Article 37 of the Constitution, which safeguards the right to a lawful judge and prohibits the establishment of extraordinary tribunals vested with jurisdiction beyond that provided by law. Pursuant to Article 1 of the Code of Civil Procedure (CCP), the jurisdiction of a court is established by statute and is deemed a matter of public order. Accordingly, the requirement that a case be heard before the competent court is explicitly classified as a procedural prerequisite (Art. 114/c CCP). These prerequisites are not conditions for initiating proceedings, but rather essential criteria for a court’s ability to adjudicate the merits. Courts are under a duty to examine such conditions ex officio at every stage of the proceedings, irrespective of the parties’ declarations. As a result, even a judgment rendered after a lengthy trial may be overturned at the appellate stage due to the incompetence of the court that rendered the decision on the merits, requiring the proceedings to be repeated before the competent court. Such a situation not only contradicts the principle of procedural economy but also undermines public confidence in the judiciary. Errors in determining the competent court and the problems arising from their late detection can be mitigated through technological developments—particularly by utilizing artificial intelligence. This study proposes a model in which artificial intelligence identifies the competent court based on the statement of claim and the statement of reply, while judges are tasked solely with supervising this determination. The functioning of the proposed model, its potential legal foundations, its contributions to judicial efficiency, and its implications for the right to a fair trial are discussed within this framework. It should be noted that this study presents a proposal that remains open to discussion. Furthermore, the model does not entail transferring full discretion to artificial intelligence but rather using it as an auxiliary tool to ensure that proceedings are conducted effectively and concluded within a reasonable time.
Artificial intelligence Competent court Civil Procedure Law Legal digitalization Machine learning
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Hukuk (Diğer), Özel Hukuk ve Medeni Yükümlülükler (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 5 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 16 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 3 Sayı: 1 |