Hz. Peygamber’in fiil ve kavilleri için genel mâna itibariyle “hadis” kavramı kullanılmaktadır. Hz. Peygamber buyurmamasına rağmen ona isnad edilen sözlere ve fiillere “mevzû hadis” denilir. Mevzû genel olarak, uydurma olan anlamına gelmektedir. Bir hadis için “bu hadis mevzûdur” ifadesini kullanmak o hadisin uydurma ve yalan olduğunu gösterir. Hz. Peygamber’in sözlerinin diğer sözlerden ayırt edilebilmesinde mevzû hadis konusunun bilinmesi büyük önem taşımaktadır. Ayrıca çalışmada Hz. Peygamber adına yalan uydurma sebepleri (örneğin; İslâm dinine düşmanlık, kişisel menfaatler, kıssacılık, fıkhî, kelâmî sebepler vs.) ve mevzû hadisi tanıma yollarına (örneğin; hadis uyduranların itirafı, Kur’ân’a ve sünnete aykırı olması, hadisin lafzında veya mânasındaki bozukluk vs.) değinilmiştir. Ardından bu konuda telif edilmiş el-Mevzûât ve Keşfü’l-hafâ’nın mevzû hadisi nasıl ele aldıklarının değerlendirilmesi yapılmış ve bu eserlere yöneltilen eleştiriler, mevzû hadis için kullandıkları lafızların ne mânaya geldiği açıklanmış, mevzû hadisi belirleme kriterleri verilmiş ve hadislerden örnekler ile hadisi rivayet edenin hadis uydurma nedeni açıklanmaya çalışılmıştır. el-Mevzûât’ı incelerken mukaddime bölümüne, metin ve râvi açısından uyguladığı tenkit ilkelerine değinilmiştir. el-Mevzûât’a yapılan eleştiriler ve yazarı İbnü’l-Cevzî’nin (ö. 597/1201) eleştirildiği konular hakkında bilgi verilmiştir. Keşfü’l-hafâ’nın yazarı Aclûnî (ö. 1162/1749) el-Mevzûât kadar eleştirilere maruz kalmamıştır. Bunun nedeni yakın dönemde yazılması ya da el-Mevzûât kadar ses getirmemesi olabilir. Keşfü’l-hafâ halk arasında hadis diye bilinen rivayetleri içermesi ve yakın dönem eseri olmasından dolayı el-Mevzûât’tan da geniş rivayetler içermektedir. Aclûnî Keşfü’l-hafâ’yı telif ederken hadislerin sayısı, kaynağı, varsa fıkhî hükümlerine değinmiş ve Arapçanın sarf ve nahiv ilimlerinden de faydalanmıştır.
Bu çalışmanın hazırlanma sürecinde bilimsel ve etik ilkelere uyulduğu ve yararlanılan tüm çalışmaların kaynakçada belirtildiği beyan olunur.
Saygıdeğer aileme...
In Islamic tradition, the term hadith broadly refers to the sayings and actions of the Prophet Muhammad. However, sayings or actions falsely attributed to him are classified as mawdu‘ hadiths, meaning fabricated or forged traditions. The word mawdu‘ implies invention, and labeling a narration as such indicates that it is both false and falsely attributed to the Prophet. Awareness of fabricated hadiths is essential for distinguishing genuine prophetic traditions from false ones. This study investigates the issue of mawdu‘ hadith by examining its definition, the terminology used for its fabricators, and the motives behind the fabrication of such reports. These motives include hostility toward Islam, personal gain, political propaganda, storytelling culture, and sectarian or jurisprudential bias. The research also explores the scholarly criteria for identifying fabrications, such as contradictions with the Qur’an or authentic Sunnah, linguistic or semantic inconsistencies, and confessions by known fabricators. A central focus is the analysis of two classical works: al-Mawdu‘at by Ibn al-Jawzi (d. 597/1201) and Kashf al-khafa’ by al-Ajluni (d. 1162/1749). The study evaluates Ibn al-Jawzi’s introduction, his methods of textual and transmitter criticism, and the scholarly critiques of both his work and methodology. In contrast, Kashf al-khafa’ has received fewer critiques, possibly due to its more recent authorship or its less polemical nature. It compiles narrations popularly cited as hadiths, without always confirming their authenticity. Al-Ajluni also refers to linguistic analysis and touches on legal implications where relevant. The study concludes with selected examples of fabricated hadiths, along with explanations of the specific reasons behind their fabrication. Ultimately, it aims to clarify whether such reports should be accepted in Islamic discourse and how scholars and the public should approach them.
It is declared that scientific and ethical principles have been followed while carrying out and writing this study and that all the sources used have been properly cited.
To my esteemed family...
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Hadis |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 14 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 5 Ağustos 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 2 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 2 |
Mersin İlahiyat Dergisi, Mersin Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nin bir dergisidir.