Siyasi Marksizm olarak adlandırılan okul, kapitalizmi ‘piyasa bağımlılığı’ olarak tanımlamış ve bunun ilk kez İngiltere kırsalında toplumsal mülkiyet ilişkileri çerçevesinde tarım kapitalizmi olarak doğduğunu öne sürmüştür. Tarihsel karşılaştırmalı yöntemin izlendiği bu çalışmada kapitalizmin, Siyasi Marksizm’in iddiasının aksine, ‘piyasa bağımlılığı’ değil, ‘piyasa önceliği’ sistemi olduğu öne sürülmüştür. Piyasa önceliği, sermayenin sınırsız birikimini sağlamak için öncelikle piyasa araçlarını kullanmak, ancak gerekli olduğu her durumda zor araçlarına başvurmak demektir. ‘Piyasa bağımlılığı’, zor araçlarına başvurmayı dışlarken ‘piyasa önceliği’, zor araçlarını kapitalizme içselleştirir ve böylece kapitalizmin gelişiminin her aşamasındaki zor uygulamalarına açıklama imkânı verir. Bir başka yönüyle kapitalizm, siyaset ile ekonominin organik birliğini esas alarak, ‘iktidarın sınırsız birikimi desteğinde sermayenin sınırsız birikimi’ olarak yorumlanmıştır. Bu sistem, sermayenin sınırsız birikimini esas almakla birlikte siyasi alanda ortaya çıkmış ve siyasi iktidarın desteğinde hayatın bütün alanlarına yayılmıştır. Sermayenin sınırsız birikiminin sağlanabilmesi için sadece ülke içindeki kurumların değil aynı zamanda ülke dışındaki aktörlerin de bu amaca hizmet etmesi gerekir. Bu noktada piyasa önceliğinin en önemli aracı, iktidarın üçüncü boyutu veya rakip iradeleri belirleme gücüdür. Bu niteliklere sahip kapitalizm, İngiltere’de 11. yüzyıldan itibaren Norman fethi, Magna Carta, parlamentonun oluşumu, Vatikan’dan bağımsızlaşma, İskoçya’nın İngiltere’ye bağlanması ve Şanlı Devrim ile önce siyasi alanda ortaya çıkmış, daha sonra ekonomik ve toplumsal alana yayılmıştır. Kapitalizm, ne burjuva sınıfının ürünü ne de toprak sahibi, kiracı ve ücretli emekten oluşan sınıf yapısının belirlediği toplumsal mülkiyet ilişkilerinin bir sonucudur; bilakis bütünüyle sermaye birikimi peşindeki İngiliz aristokrasisinin icadıdır. Bu nitelikleriyle kapitalizm, sadece İngiltere’de ortaya çıkmakla kalmamış, aynı zamanda bir İngiliz sistemi olarak varlığını sürdürmüştür.
Etik ilkelere uyulmuştur.
Yok
Yok
The school known as Political Marxism defined capitalism as "market dependence" and argued that this system first emerged as agrarian capitalism within the framework of social property relations in rural England. This study, employing a historical comparative method, argues that, contrary to the claims of Political Marxism, capitalism is not "market dependence," but rather a system of "market primacy." Market primacy means using market instruments primarily to ensure unlimited accumulation of capital, but resorting to coercive means whenever necessary. While "market dependence" excludes the use of coercive means, "market primacy" internalizes coercive means into capitalism, thus providing an explanation for the use of coercive means at every stage of capitalism's development. In another respect, capitalism, based on the organic unity of politics and the economy, has been interpreted as "the unlimited accumulation of capital supported by the unlimited accumulation of power." While this system is based on the unlimited accumulation of capital, it emerged in the political sphere and spread to all areas of life with the support of political power. For the unlimited accumulation of capital to be achieved, not only domestic institutions but also actors abroad must serve this purpose. At this point, the most important tool of market primacy is the third dimension of power, or the power to determine competing wills. Capitalism, possessing these characteristics, first emerged in the political sphere in England from the 11th century onward, with the Norman conquest, Magna Carta, the formation of Parliament, independence from the Vatican, the annexation of Scotland to England, and the Glorious Revolution. It then spread to the economic and social spheres. Capitalism is neither the product of the bourgeois class nor the outcome of social property relations determined by the class structure of landlord, tenant and wage labour; rather, it is the invention of the English aristocracy in its pursuit of purely capital accumulation. With these characteristics, capitalism not only emerged in England but also persisted as an English system.
The birth of capitalism market state Political Marxism England
Ethical principles have been complied with.
No
No
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Finans ve Yatırım (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 27 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 4 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 5 Sayı: 2 |