Bu makale Gilles Deleuze ve Félix Guattari'nin siyasi felsefelerini eleştirel bir şekilde incelemekte ve yersiz-yurtsuzlaşma, asamblajlar, duygulanım ve Savaş Makinesi kavramlarına odaklanmaktadır. Teorileri, hiyerarşik güce ve devlet kontrolünü eleştirir. Araştırmacılar, kuramlarının örgütsel yapı eksikliği ve çağdaş mücadelelerde uygulanabilirliği konusunda eleştirilerini dile getirmektedir. İncelenen temel eleştirilerden biri yersiz-yurtsuzlaşmanın paradoksudur: Deleuze ve Guattari bunu bir direniş gücü olarak sunsa da, kapitalizmin kendisi yersiz-yurtsuzlaştıran piyasalar ve toplumsal ilişkiler üzerinde gelişir ve bu da özgürleşme ile neoliberal uyum arasında ayrım yapmayı zorlaştırır. Benzer şekilde, asamblajlar siyasi oluşumun akışkan bir modelini sunarken, eleştirel akademisyenler uzun vadeli direniş için sürdürülebilir bir çerçeveden yoksun olduklarını savunmaktadır. Ek olarak, genellikle kapitalist yeniden yerlileştirme altında çözülen, duygulanım odaklı politikanın sınırları vurgulanır. Bu makale ayrıca Deleuze ve Guattari'nin devlet ve Savaş Makinesi arasındaki karşıtlığının dijital çağda uygulanabilir olup olmadığını da incelemektedir. Kurama eleştirel yaklaşanlar, algoritmik yönetişimin ve ağ tabanlı kapitalizmin kontrol ve direniş arasındaki ayrımı bulanıklaştırdığını savunur. Buna karşılık, bu makale yersiz-yurtsuzlaşmayı yeniden düşünmenin ve asamblaj teorisini hegemonik mücadeleyle bütünleştirmenin yollarını araştırır. Sonuç olarak, Deleuze ve Guattari'nin kavramlarının değerli olmaya devam ettiği; ancak çağdaş güç yapılarını etkili bir şekilde ele almak için stratejik uyarlama gerektiği savunulmaktadır.
Deleuze savaş makinesi algoritmik yönetişim şizoanaliz kapitalizm sonrası siyaset
This article critically examines the political philosophy of Gilles Deleuze and Félix Guattari and focuses on the tensions between their concepts of deterritorialization, assemblages, affect, and the War Machine. Their framework challenges hierarchical power and state control. However, scholars have raised concerns about its lack of organizational structure, its susceptibility to capitalist co-optation, and its applicability in contemporary struggles. A key critique explored is the paradox of deterritorialization: Though Deleuze and Guattari present it as a force of resistance, capitalism itself thrives on deterritorializing markets and social relations. This makes it difficult to distinguish between liberation and neoliberal adaptability. Similarly, while assemblages offer a fluid model of political formation, critics argue they lack a sustainable framework for long-term resistance. Additionally, scholars highlight the limits of affect-driven politics, which often dissolves under capitalist reterritorialization. This article also examines whether Deleuze and Guattari’s opposition between the State and the War Machine remains viable in the digital age. Scholars argue that algorithmic governance and networked capitalism blur the distinction between control and resistance. In response, this article explores ways to rethink deterritorialization and integrate assemblage theory with hegemonic struggle. Ultimately, it argues that Deleuze and Guattari’s concepts remain valuable but require strategic adaptation to address contemporary power structures effectively.
Deleuze war machine algorithmic governance schizoanalysis post-capitalist politics
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Siyaset Felsefesi, Siyaset Sosyolojisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 20 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 1 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 28 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 2 |