İntraperitonal PEG-4000 Uygulanmasının İnce Barsak Anastomozuna Etkileri: Deneysel Çalışma
Öz
Abdominal cerrahi girişim sonrası ortaya çıkan
peritoneal adezyonlar halen önemini korumaktadır. Postoperatif peritoneal
adezyonu önlemeye yönelik yapılan PEG-4000 ile ilgili çalışmalardan anlamlı
sonuçlar alınmıştır. Ancak PEG-4000’in gastrointestinal anastomozlarda yara
iyileşmesi üzerindeki etkilerine yönelik yeterince deneysel veya klinik çalışma
yapılmamıştır. Bu çalışma 64 adet tavşan (16 denekten oluşan 4 grup) üzerinde
kontrollü deneysel çalışma olarak planlandı. Grup 1, 2 ve 3'deki deneklere
laparotomi yapılarak ileokolik bileşkenin 10 cm proksimalinden transeksiyon ve
ileo-ileal uç uca anastomoz yaptık. Grup 1'e 20 ml intraperitonal olarak
%40'lık PEG-4000, Grup 2'ye 20 ml %20'lik PEG-4000 ve Grup 3'e 20 ml serum
fizyolojik uyguladık. Grup 4'e ise sadece laparotomi yaptık. Her bir grubu
kendi içinde sekizer denekten oluşan iki alt gruba (a ve b) ayırdık, a grubuna
postoperatif ikinci gün, b grubuna ise postoperatif yedinci gün relaparotomi
yaptık. Aanastomozun 5 cm proksimalini ve 4 cm distalini içine alacak şekilde
ileum rezeksiyonu yaptık. Kontrol grubuna ileokolik bileşkenin 10 cm
proksimalinden 10 cm'lik ileum rezeksiyonu yaptık. Çıkarılan dokularda
anastomozdaki doku hidroksiprolin düzeylerini ölçtük, histopatolojik inceleme
yaptık ve postoperatif yedinci gün anastomoz ayrılma basınçlarını ölçtük.
Kontrol grubu ile çalışma grupları karşılaştırıldığında, hidroksiprolin miktarlarının,
histopatolojik inceleme sonuçlarının ve anastomoz ayrılma basınçlarının kontrol
grubunda anlamlı olarak yüksek olduğunu tespit ettik. İntraperitoneal olarak
%40'lık PEG-4000 uygulanmasının serum fizyolojik uygulanmasına göre yara
iyileşmesi üzerinde hem postoperatif ikinci günde hem de postoperatif yedinci
günde olumsuz etki yaptığını tespit ettik. %40'lık PEG-4000 kullanımının
%20'lik PEG-4000 kullanımına göre yara iyileşmesi üzerinde postoperatif ikinci
günde olumsuz etkisinin olmadığını, postoperatif yedinci günde yara iyileşmesi
üzerinde anlamlı olarak olumsuz etkisinin olduğunu gördük.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- 1. Thoronton FJ, Barbul A. Healing in the gastrointestinal tract. Surg Clin North Am. 1997;77(3):549-73.
- 2. Riou JPA, Cohen JR, Johnson H. Factors nfluencing wound dehiscence. Am J Surg. 1992;163(3):324-30.
- 3. Oguma J, Ozawa S, Morikawa Y, et al. Knot-tying force during suturing and wound healing in the gastrointestinal tract. Journal of Surgical Research. 2007;140(1):129-34.
- 4. Weibel MA, Majno G. Peritoneal adhesions and their relation to abdominal surgery: A postmortem study. Am J Surg. 1973:126(3):345-53.
- 5. Thompson JN, Whawell SA. The pathogenesis and prevention of adhesion formation. Br J Surg. 1995;82(1):3-5.
- 6. Barmparas G, Branco BC, Schnüriger B, Lam L, Inaba K, Demetriades D. The incidence and risk factors of post-laparotomy adhesive small bowel obstruction. J Gastro Surg. 2010;14(10):1619-28.
- 7. Garibay-González F, Navarrete-Arellano M, Moreno-Delgado F, Salinas-Hernández EL, Rodríguez-Ayala E, Cleva-Villanueva G. Incidence of intestinal obstruction due to post-surgical adhesions in the Central Military Hospital. Associated risk factors. Rev San Militar. 2018;71(6):534-44.
- 8. Cheadle WG, Garr EE, Richardson JD. The importance of early diagnosis of small bowel obstruction. Am Surg. 1988;54(9):565-9.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
Cerrahi
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Önder Özcan
*
0000-0001-8252-3339
Türkiye
Yayımlanma Tarihi
4 Aralık 2018
Gönderilme Tarihi
13 Ağustos 2018
Kabul Tarihi
27 Eylül 2018
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2018 Cilt: 5 Sayı: 3